-Ekmek zamlanacak mı?
-Zamlanmayacak mı?
-Zamlansa ne olur?
-Zamlanmasa ne olur?
Ülkenin her karışında.. Yani şehirlerinde, yani ilçelerinde, yani köylerinde ve yani mezralarında bu mesele
"baş mesela" olmuş..
"Köyler mahalle oldu, mezra falan da kalmadı" diyebilirsiniz..
-Doğru mu?
-Değil.
Köyler, mahalle statüsüne kavuşturulurken önce rezil, sonra rüsva duruma dönüştü.. Mezralar ise, mezardan farksız bir hal aldı..
Görmez misiniz?
......
Benim güzel memleketimde tuzu kurular cenahını temsil eden güruh hariç;
-Herkes halinden şikayetçi, herkes "ruh gibi" bir yaşam idame ettiriyor..
Vatandaş, bırakın eti, sütü, balı, kaymağı, tereyağını, yumurtayı, balığı... Kuru ekmeğe muhtaç bırakılmış be gardaş..
Vatandaş, neyi neyle, ne kadar, nasıl dengeleyeceğini bilemez durumda be iki gözüm..
Vatandaşın iflahı 100 yerden değil, 100 bin 108 yerden sökülmüş be benim babam..
-Dokunmayın onlara..
-Rahat bırakın..
-Anlayın..
-Yanlarında olun..
-Sadece bir kez; "Haliniz nicedir?" diye sorun..
-Karınlarını kuru ekmek ile doyurduklarını görün..
-Sadece bir kez;
"Yüzünüz kızarsın.."
-Sadece bir kez;
"Yaptığınızdan utanın."
......
Ekmek zamlanacak mışş..
Ramak kalmış mışşş..
Eli kulağınday mışşşş..
Falanlar, filanlar, feşmekanlar..
-Vatandaşın ümüğünü basılmışken..
-Soluk alamaz hale gelmişken...
Ekmeğe ZAM yapmayı düşünenleri Allah'a havale edeceğim...
Ol-ma-ya-cak..
-Neden mi?
-Kurban olduğum Allahım, onlardan bıktı, usandı, gına geldi de onun için.