Çok zorluyorsunuz. Gerçekten çok zorluyorsunuz. Uzun zamandan beri yazıyorum. Bu ülkede bu biçimde devam ederseniz bir Türk Meselesi çıkarırsınız. Bir gün terörist başına saygı duruşu yapılıyor, öteki gün eşit yurttaşlık isteniyor, daha ertesi gün Anayasa'dan Türklüğü çıkarıyorsunuz, bir sonraki gün Lozan'ı yok sayıyorsunuz, öteki bir gün TBMM'de yaşasın apo diye bağırıyorsunuz ve en sonunda da Cumhuriyeti kuranlar alçaktır noktasına geliyorsunuz. Çok zorluyorsunuz çok. Hatta çok zorladınız. Yukarıda çok özet olarak ve ana noktalar olarak saydıklarımı kimin söylediğinin ve yaptığının hiç önemi yok. Söyleyen ve yapandan bağımsız olarak sonuçta hepsi aynı yere vuruş yapıyor. Neresi ora? Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kuruluş ilke ve felsefesi ve Kurucu İrade. Kimden gelirse gelsin bugün yapılmak istenen iş, yani bu yaşadığımız süreç, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin milli ve Tekil(Üniter) yapısını değiştirmektir. Türk Milleti'ne de bu durumu kabul ettirmek gibi bir oyunun, bir kurulu tezgâhın açıkça işletildiğini görüyoruz. Eğer ülkemizin Milli ve Tekil(Üniter) yapısını bozma ve değiştirme oyununu, tezgâhını görmek istemiyorsak, elbette buna çeşitli bahaneler ileri süreceğiz. Aslında bu oyunu çıplak bakışla bile görmemek mümkün değildir. Yani, çok derin bakmaya gerek yoktur. Bu süreci başlatanlar hiç bir şart olmayacağını ve pkk'nın şartsız teslim olacağını iddia ile yola çıkmışlardı. Bizler ısrarla böyle bir durumun olması mümkün değil derken, bugün geldiğimiz ortamda artık gerçekler apaçık görünmektedir. Yani takke düştü kel göründü. Hâlâ bu keli görmek istemeyenlerin amacı zaten ne olursa olsun görmemektir. Tıpkı Gazze'de de barış oldu oyunu gibi değil mi? Ne güzel Algı Yönetimi yapılıyor. Bu Algı Yönetimi oyunu ile de dolmaları yutun diyorlar. Yutalım mı? Artık bu dolmaları yutmak kişilerin kendi bileceği iş diye kestirip atalım diyeceğim ama sonuç Türk Milleti'nin en ağır biçimde aleyhine olacağı için diyemiyorum. Ülkenin benden fazla geleceğini düşünenler(!) bitmiş terör ile barış oyunu kuranlar, ülkedeki Suriyelilerin ülkelerine geri dönmesini hiç istemiyorlar veya burada bulunmalarını hiç dert etmiyorlar. Çok ilginç değil mi? Oysa ülkenin dertlerini sıralasak birinci, ikinci ve üçüncü derdi mültecilerdir. Çünkü nüfus yapımızı değiştirme oyunu olduğu artık çok açık belli olmuştur.
Tezgâh büyük kuruldu ama büyük Türk Milleti bu tezgâhı mutlaka bozacaktır.
Özellikle gençler olmak üzere oyuna gelmeden, tuzaklara düşmeden Ne Mutlu Türk'üm Diyene demeye devam edeceğiz. Milli Mücadele ile yüz yıl önce başarmıştık, yine başarırız.