"Yüreğir Belediyesi, Aksantaş Toki Konutları'nın içinde."

Dikkat buyurun, "Aksantaş Toki Konutları, Yüreğir Belediyesi'nin içinde" demiyorum.

Nedeni var.. O nedeni "nedenli biçimde" açıklayayım da, başta Ali Demirçalı olmak üzere "yedi düvel" duysun, bilsin.. Duyduğunu, duymayanlara du-yur-sun.

Yüreğir Belediyesi'nin arka duvarı "boydan boya" 1,5 metre, arka bahçesi yine "boydan boya" 13 metre Aksantaş Toki Konutları'nın hakkından alınmış. Buna "çalınmış" demek daha doğru olur.

İki alanın boyunu ve boyutunu "çarpın", ne kadar ettiğini kolaylıkla bulursunuz.

Yani "sağlama" yapmanıza gerek kalmaz.

Oldu bittiye getirilerek, alınan başka yerlerde var.

"Hak arama" adına bugüne kadar sesimiz çıktı mı?

Çıkmadı.

"Sizi gidi uyanıklar siziiiii" dedik mi?

Demedik.

Para istedik mi?

İstemedik.

Ne yaptık?

"Komşumuzdur" düşüncesiyle içimize kustuk, sustuk, hiç konuşmadık ve şunu düşündük;

"Sorunlarımızla ilgilenirler, çöpümüzü toplarlar, yolumuzu asfaltlarlar."

Bunlar, geçmiş dönemlerde gıdım gıdım da olsa yapıldı. Fakaaaat, Yüreğir Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü, bu dönem Aksantaş Toki Konutları'nda "temizlik konusunda" O+O+O alarak sınıfta kaldı.

Şimdi şu soruyu sorma vakti;

"Aksantaş Toki'ye, hakkı elinden alınmasına ragmen sesini çıkarmamanın cezasını mı veriliyor?"

Temizliği, yol üzerine konan konteynerlerdeki çöpleri almak sananlara bir değil, yüz kelam etmesi gereken birileri olmalı değil mi?

Var mı bunu yapan?

Yok.

Umurunda olan var mı?

Yok.

İpleyen var mı?

Yok.

"Adamların hakkına girmişiz, karşılığını verelim bari" diyen var mı?

Yok.

Ne var?

Bir dolu mışşşşş, bin dolu mişşşşş var.

İkisini topladığınızda

MIŞ-MİŞ ediyor.

Bilene; "Çok büyük KIYAK."

..........

Şöyle bitireyim;

Aksantaş Toki'nin "kimsesiz" olduğunu sanıyorsanız yanılırsınız. Zamanı geldiğinde size göre "kimsesiz" olan Toki Sakinleri kimin "kimsesiz" olduğunu haykırır, gereğini de yapar.