Ülkemiz içinde dağ gibi sorunlarımız var. Bu sorunların nasıl altından kalkacağız derken, maalesef ateş çemberinin içerisinde kaldık. İç cepheyi güçlendirmek gerektiği bir dönemde Bolu Belediye Başkanı'nın tutuklanması neden acaba? Şu ana kadar bu tür tutuklamalar hakkında hemen hemen hiç yazmadım. Ama Tanju Özcan gibi isimlere Türk Milleti'nin çok ihtiyacı vardır. Neyse bu konuları bile şimdilik erteleyelim. Çünkü dünya ve bölgemiz olağanüstü bir ortamın içine düşürülmüştür. Köksüz, tarihsiz iki devlet olan abd ve israil azgınlaştıkça azgınlaşmış bulunmaktadır. Adeta mafya yöntemiyle devletlere çökme işi yapmaktadırlar. Elbette önünde sonunda bu mafya bozuntuluğunun bedelini ödeyeceklerdir ama maalesef belliki bu arada bölgemiz ve dünyada ağır sorunlar yaşayacak gibi görünüyor. İran'a nükleer başlık kullanamaz diye saldırdıkları günlerde Fransa nükleer başlık sayısını artırma kararı aldı, iyi mi? Bu ne demek? Biz Türklerin İran konusunda çok duyarlı olmak zorunluluğumuz var. Çünkü İran, tarih boyunca ağırlıklı olarak Türkler tarafından yönetilmiştir. Bugün de İran nüfusunun yarısı Türk boylarından oluşmaktadır. Bu gerçek ortada iken İran'ı yıkma girişimlerini doğru değerlendirmek durumundayız. Kaldı ki, İran'daki Türkler belli bir bölgede toplanmış değildir. Doğrudur, Tebriz, Isfahan gibi yerler tamamen Türktür ama, Tahran dahil İran'ın her yerinde çok ciddi sayıda Türk yaşamaktadır. Bu nedenle İran'ı bölmek, parçalamak gibi girişimleri asla kabul etmemek şarttır. Azgın ve çılgın tıramp, gerek Irak peşmergelerinden gerekse İran pkk'sından medet ummaktadır. Kürtleri bu her iki grup da temsil edemez. Özellikle İran'da yaşayan Kürt nüfus abd-israil oyununa asla gelmemelidir. Böyle bir oyuna gelmek İran'da yaşayan Kürt nüfus için tarihi bir hata olur. Bakın çok açık söylüyorum. 19.yüzyıldan beri Kürdü, Türk Milleti'nden ayırma çalışmaları maalesef geldiğimiz noktada kısmen başarılı olmuşsa da Irak'ta Yahudi kökenli oldukları iddia edilen Barzaniler dışında Türklerle doğrudan bir çatışma olmamıştır. İran'da abd-israil oyununa gelerek yapılacak bir eylem hiç de iyi sonuç vermeyecektir. Abd-israil güdümlü terör örgütü pkk'ya hiç bir yerde Kürt'lerin kendilerini temsil hakkı vermemesi gerektir. İran ile ilgili daha da önemli bir konu oradaki çoğunluğa sahip Türklerin yönetim karşıtlığını şimdilik ertelemeleri durumudur. İran'daki soydaşlarımız İran'ın gerçek sahibidirler. Bu nedenle bölmek, parçalamak değil, İran yönetiminin tamamını almak durumunda olmalıdırlar, tıpkı uzun asırlar boyunca olduğu gibi. Elbette Fars denilen nüfusu birlikte yaşama iradesi ile ikna etmek şartı ile olacaktır. Başlıktaki aman ha diye ikaz ettiğim konu tam da budur. Bu aşamada İran Türkleri vatanlarını savunma güdüsüyle hareket etmek zorundadırlar. Abd-israil birlikteliğinin istedikleri sonucu alamamalarının tek yolu, İran Türklerinin vatan adına sağlam durmalarıdır. Ben kişisel olarak söyleyebilirim ki; İran'daki soydaşlarımız bunu anlayacak ve görecek birikime sahiptirler. Bu arada şunu da belirtmeliyiz ki, Türkiye'yi yöneten kadrolar, ülkemizdeki abd üslerini mutlaka ama mutlaka tamamen kendi denetimimiz altına almalıdırlar. Bu denetimin örneği daha önce de olmuştur. İran-Türkiye karşılaşması gibi bir durum olabilecek en kötü senaryodur. Aman ha aman.