Trafik güvenliği elbette ki hepimizin önceliği... Buna kimsenin karşı çıktığı veya da itiraz ettiği yok. Direksiyona oturduğumuz an, hem kendi canımız hem de başkalarının hayatı bize emanet. Ehliyet, ruhsat, emniyet kemeri, hız sınırı… Bunların hepsi birer güvenlik kuralı… Ancak iş, “adım başı” trafik çevirmelerine gelince, işte orada dengeler bozuluyor.
Trafik güvenliği önemli… Ama güvenlik bahanesiyle vatandaşa eziyet etmek de bir o kadar yanlış. Son yıllarda neredeyse her sokak başında, her kavşakta, her çıkışta bir trafik çevirmesi var. İki kilometrelik bir yol gidiyorsun, üç kez durduruluyorsun. Birinde alkol testi, diğerinde evrak kontrolü, ötekinde başka bir bahane… Bu, artık denetim değil, düpedüz yolda insanın sinirini bozmak.
Üstelik bu durumun kazaları azalttığına dair elle tutulur bir istatistik de ortada yok. Kimi zaman bakıyorsun, çevirmeler “göstermelik” halde, aynı noktada saatlerce duruyorlar. Gerçekten tehlike oluşturan araçları yakalamak yerine, elinde poşetiyle eve dönen vatandaşı durduruyorlar. Sonra da “güvenlik” diyorlar.
Geçen akşam Turgut Özal Bulvarından Barajyolu istikametine araçla gidiyoruz. Kısa mesafelerle yollar kesilmiş ve trafik çevirmesi var. Bir çevirmeden çıkıyorsunuz sonra biraz gidiyorsunuz hemen başka bir çevirmeye takılıyorsunuz. Öyle öyle derken çevirme üstüne çevirme görüyorsunuz.
Güvenlik, vatandaşı huzursuz etmekle değil, doğru yerde doğru zamanda denetim yapmakla sağlanır. Her köşe başına polis dikmekle değil, eğitimle, bilinçle ve caydırıcı cezalarla olur. Ama bizde kolay olan tercih ediliyor: Herkesi durdur, belki bir şey çıkar…
Böyle olunca da vatandaş artık polise güvenle değil, “yine mi çevirmeye denk geldim” kaygısıyla bakıyor. Güvenlik güçleri, halkın huzurunu sağlamakla görevliyken, fazla ve anlamsız uygulamalarla bu huzuru bizzat bozmaya başlıyor.
Trafik denetimleri, düzensiz ve keyfi değil, planlı ve akılcı olmalı. Her köşe başında değil, stratejik ve kritik noktalarda yapılmalı. Böylece hem denetimin caydırıcılığı korunur hem de vatandaşın günlük hayatı gereksiz yere sekteye uğramaz. Sürekli çevirme, bir süre sonra “güvenlik” duygusunu değil, “bunaltı” hissini artırır.
Unutmayın; denetimin amacı vatandaşı yola küstürmek değil, kazayı önlemektir. Adım başı çevirmeler, kazaları değil, vatandaşın sabrını tüketiyor.