Adana'da en çok satan, büyük bir ilgiyle okunan, inandırıcılık yönüyle herkesi tatmin eden.. Türkiye'de "ulusal anlamda" yazılı ve görsel medyada ilk 3'e girerek, en çok konuşulan "5 Ocak yazmışsa doğrudur" diye bakılan bu gazete nasıl doğdu, bugünlere nasıl geldi?

Bunu yazmam istendi benden.. Fırsat bulamadığım için öteliyordum..

Gün bugün.. Yazalım da, herkes gerçeği bilsin..

-Gazetenin imtiyaz sahibi, kadim dostum, sırdaşım Savaş Çokduygulu, Adana'ya güzel bir gazete kazandırmak için yola çıktı.. Düşüncesini, inandığı dostlarıyla paylaştı.. Fikrini sordukları arasında bende vardım.. "Varmısın Sülo?" dedi, "varım" diyemedim, çünkü o sırada Ekspres Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni olarak dümenin başındaydım.. "Her zaman, her durumda bir alo demen yeter kral" diyerek, manevi anlamda yanında olacağımı söyledim sevgili Savaş'a..

O an mecburdum.. Ekspres Gazetesi'nde hedeflerim vardı, bu hedefleri yakalama derdindeydim..

5 Ocak Gazetesi, günlük bir gazetenin "yarım boyu oranında" haftalık çıkarak, Adanalılara "merhaba" dedi..

-Nasıl dedi?

-Onu da anlatayım..

-Adana'da en uzun süre valilik yapan, Savaş Çokduygulu'yu evladı kadar seven, Oğuz Kaan Köksal, haftalık olarak yayınlanan 5 Ocak Gazetesi'ni çok beğenmiş.. "Bu güzel ve kaliteli gazete mutlaka günlük çıkmalı.. Her durumda yanındayım Savaş" demiş..

Çok kısa bir süre sonra da

5 Ocak "günlük olarak" Adanalılarla buluştu.. Siz değerli okurlarının desteği, ilgisi ve sevgisiyle büyüyen.. Büyürken, çizgisinden asla ödün vermeyen 5 Ocak Gazetesi'nin "günlük olarak" yayın hayatına başlamasının üzerinden tamı tamına 26 koca yıl geçmiş..

Dile kolay..

Bu "uzun zaman sürecinde"

5 Ocak'a unutulmaz desteklerini esirgemeyen.. Savaş Çokduygulu'nun baba-oğul ilişkisiyle yaklaştığı, bugün bile aynı saygıyı duyduğu Oğuz Kaan Köksal'ı unutmak asla mümkün değil. Hele hele Savaş için hiç değil.

Her zaman "Teşekkür etmek istediğiniz ben değilim, Savaştır" deyip durdum..

Asıl teşekkür edilmesi gereken "muhteşem insan" Oğuz Kağan Köksal olduğunu unutmuşum..

Binlerce değil, yüzbinlerce kez özür dilerim.. Gerçek Adanalı'dan "çok daha Adana'lı" olduğunuz kesin.. Bu hakkınızı teslim ederek, sizden helallik istiyorum Köksal Baba.

........

Doğduğu günden başlamak üzere, "14 valinin" Adana'ya uzanan yolu anlatan "uzun soluklu yaşam öykülerini" yazdım..

Muhteşem anlardı benim için.. Çooook gerilere gittik.. Birlikte hüzünlendik, birlikte güldük..

"Yaşamıyla en çok etkilendiğin VALİ kimdi Canbolat?" derseniz;

"Oğuz Kaan Köksal'ı TEK geçerim."

.........

"Zatıalilerinize sağlıklı günler, mutlu ömürler dilerim gönlü güzel insan. İyi ki varsınız, iyi ki sizi tanımışım."