Yaşadığımız hayatın sadece zenginlerin mutlu olabileceği, yoksulların ömürlerini çalışarak tükettikleri bir düzen üzerine kurulu olduğunu mu düşünüyorsunuz? Evet, doğru düşünüyorsunuz… Peki, nasıl oluyor? Şöyle ki; Günde en az 10-12 saat ter döküp, haftada bir gün verilen izinde biraz dinlenmek dışında hiçbir şey yapmadan, ay sonunu dahi getirememek gerçek bir hayat olabilir mi? \nHiç düşündünüz mü? Ne kadar çalışırsanız çalışın bir villa veya lüks rezidanstandan bir daire ya da bir apartman dairesi, hepsini geçin şöyle mütevazı bir müstakil ev almanızın imkânsız olduğunu. Evet, sadece düşüncede kalıyor saydığım güzel evlere sahip olmak. Oysaki hepimiz çok iyi biliyoruz; çalışan kısım çoğunlukla 2+1 kiralık, müstakil evlerde oturuyor veya gece kondu denilen evlerde hayatlarını sürdürüyoruz. İşte bunun adı Modern Kölelik sistemi…\n

***

Modern Kölelik mi?

Şimdi ne olduğunu daha iyi anlayacaksınız… Bunun için biraz eskilere dönmeliyiz.

Hani şu tarih filmlerinde izlediğimiz, sırtlarında kırbaçla çalışan köleler vardı ya! Emin olun onlardan daha kötü durumdayız. Neden mi? Çünkü tarih filmleri gerçeği pek de doğruyu yansıtmıyor. Nasıl mı? Şöyle ki;

Mısır Piramitleri’nde çalışan köleler, öncelikle birer sağlık sigortasına sahiplerdi. 20 yaşını doldurmuş her köle isterse evlenebiliyor, evlilik ve düğün masrafları devlet tarafından karşılanıp, çiftte bir de ev veriliyordu. Çocukları okula gönderiliyor ve zeki olanlar seçilerek devlet memuru olarak yetiştiriliyorlardı.

İşlerini yapmayanlar ise mahkemeye verilir ve düzelene kadar maaşlarından kesinti yapılırdı ya da görev yerleri değiştirilirdi. Mısırlı hâkimlerin çalışanları işten kovmak son tercihleriydi. Çünkü işsiz birinin hırsızlık yapacağı veya eşkıya olacağını gayet iyi bilirlerdi. Haftada 2 gün ve yılda 2 ay tatilleri vardı, mesai süreleri ise 7 saatti. Kısacası bugüne kadar kendi halimize şükretmemiz için filmlerde oluşturulan köle imajıyla kandırıldık.

Neyse ki Mısırlılar yazıyı kullanıyor ve her şeyi kayıt ediyorlardı ki bugün bu kaynaklara ulaşabiliyoruz. (İnternete ‘Eski Mısır’da Kölelik’ yazarsanız bu bilgilere, hatta daha fazlasına ulaşabilirsiniz.)

4-5 bin yıl önce yaşamış olan Sümerler’de de benzer şartlar vardı. Hatta köleler yılda 2 defa sağlık kontrolünden geçirilerek, yaşam standartlarının durumu kontrol edilirdi. Bir köleye kötü muamele yapmak ve ona verimli bir hayat sunmamak işvereni idama dahi götürebilirdi.

Şimdi günümüze dönelim…

Ülkemizde özel sektörde çalışan herhangi bir işçi ortalama 10-12 saat mesai yapıyor. Yol süresini ve iş hazırlıklarını da eklediğimizde, günde 14 saatini patronu için harcamak zorunda. Kısacası kendine ait bir hayatı yok... Aile hayatı yok, güzel kıyafetler alma şansı yok, tatile gitmeye ya da eğlenmeye ayıracağı zamanı ve parası yok. Üstüne üstlük gün boyunca patronları tarafından baskıya ve eziyete maruz kalıyor. Tüm bunlara rağmen, bir iş bulabildiği için her türlü çileye ve zorluğa katlanmak zorunda olduğunu düşünüyor. Çünkü bir hayali var; 60’lı yaşlarına gelip emekli olduğunda, ömrünün son yıllarını biraz daha rahat geçirmek.

Peki, ömrünün son birkaç yılını evde oturabilmek için hayatını harcadığına gerçekten değer mi? Ve artık 65 yaşından önce emekli olamayacağınızı da unutmayın.

Şimdi size soruyorum… Mısırlı köleler mi daha iyi şartlarda yaşıyordu, yoksa günümüzün Modern Köleleri olan bizler mi?

Biraz da zenginlerimizin yaşantılarına bakalım…

Filmlerde-dizilerde hep fakirlerin mutlu, zenginlerin ise birçok dertle boğuştuğunu izledik. Peki, siz gerçek hayatta çok parası olduğu için üzülen birini gördünüz mü? Ben görmedim… Eğer varlıklı bir aileden geliyorsanız, yine varlıklı bir hayatınız ve iyi bir mesleğiniz olacak demektir. Çünkü eğitim sistemimiz parayla çalışan bir sistem ve eğer özel üniversite ödemelerini yapacak gücünüz varsa, zeki biri olmasanız da mimar-avukat-mühendis olabilirsiniz. Yani; sınav kazanmaya bile gerek olmadan meslekleri satın alabiliyorlar diyebiliriz. Ayrıca istedikleri kalitede kıyafetleri giyme şansları var. Tatile gidebilecek paraları, en önemlisi ise hayatı güzel geçirebilecek, iyi aile ilişkileri kurmalarına olanak sağlayan bol zamana sahipler. Toplum içerisinde daha çok saygı görüyorlar, bankalarda-hastanelerde sıra beklemiyorlar, mutsuz değiller. Kısacası hayat onlara güzel… (Devam Edecek…)