Sevgili dostum, eğitimci yazar Turan Diler ”Avusturya’da Türk İzleri” adını verdiği yeni kitabını, Adana Kitap Fuarının bu yılki sergisinde okuyucuları ile buluşturdu.

Sağ olsun beni de telefonla bilgilendirdi, ama ben şahsen kitabı incelemediğim için yazamadım.

Geçtiğimiz günlerde kendisi ile buluşup hasret giderdik.

Yeni eserini de bana imzaladı.

Kitabın ön sözünde diyor ki;

“Milli Eğitim Bakanlığının açmış olduğu sınavı kazanarak 1976 Temmuz ayında Avusturya’ya geldim.

Viyana’da 6 haftalık Almanca kursundan sonra görev yerim Wr. Neustadt şehrinde Türk işçi çocuklarının eğitimine öğretmen olarak başladım.

Çalıştığım okullar; Wr. Neustadt Akademi Okulu, Felixdort Pernitz Eggendorf Waldegg, Steinalrückl, Theresienfeld.

Bu güzel ülkede Avusturyalı meslektaşlarım bana destek oldular, onlara minnettarım.

En küçük çocuğumuz Bengü (17.12.1980) Wr.  Neusttadt’da doğdu.

 Avusturya benim ikinci vatanım oldu.

1976-1980  yılları arasında görev yaptığım Avusturya’daki hatıralarımı ve Türk izlerimi yazmaya karar verdim.

Bu kitabımla Türkiye- Avusturya dostluğuna katkıda bulunmak istedim.

Türkçe/Almanca olan bu kitabımı Türk ve Avusturyalı arkadaşlarıma armağan ediyorum.” 

TÜRK OYUĞU/ TÜRKENLOCH

Turan Diler kitabının 42. Sayfasında diyor ki;

Avusturya’da Türk izlerini takip ederken Pernitz’de bulunan Türk Oyuğu’nun hikayesini öğrenmek istiyorduk.

Sonunda bir hikaye değil, Türk Ordusu ile ilgili üç ayrı hikaye dinledik.

Belki de bir efsanenin üç farklı versiyonu demek daha doğru olur.

Avusturya’nın her köşesinde bir Türk izi bulmak, bir Türk hikayesi dinlemek şaşırtıcı değil.

Birkaç asır aynı coğrafyada mücadele etmek böyle kalıcı izler bırakıyor demek ki?

Ancak elimizde net bilgiler yok. Duyumlarla hareket ediyoruz.

Avusturya’nın her köşesinde Türk işçileri de var artık.

Çoğu da sivil toplum örgütleri içinde faaliyet gösteriyor.

Gittiğimiz yerlerde Türk Derneklerine uğruyor bilgi topluyoruz.

Sonuçta bizi hayrete düşürecek izlere rastlıyoruz.

Güneşli bir Nisan gününde, dağları, ovaları dolaşmanın keyfide cabası.

Avusturya’da yaşayan Fuat Yıldırım,  bu keşiflerimizde zaman zaman bize rehberlik etti.

Türk Oyuğu’nu arkadaşlarından duymuş.

Arabamızı, duyumlarımız istikametine doğru sürüyoruz.

Türk Oyuğu’nu görmek isteyenlere kolaylık olsun diye takip ettiğimiz rotayı belirtmekte fayda var.

Graz istikametinde bulunan Pernitz Mn içinden geçtikten sonra Muggendort’a geldik.

Buradan devam ederek Myrafelle içinden geerek Karnenvirt Gasthaus’nin (Kafe) bulunduğu yerden sağa dönüp Fagersitz Kahvesi’ve vardık.

Buradan sonra yaya olarak yolumuza devam etmek zorunda olduğumuz için arabamızı bu kahvenin önüne park ettik.”

Hikaye ilginç bir şekilde böyle devam ediyor.

***

Devamını M. Turan Diler’in ”Avusturya’da Türk İzleri” kitabından okuyabilirsiniz, değerli okurlarım.