Bir "fasarya" tutturmuşlar, devam ediyorlar..

-Ne diyorlar?

"Çok sayın, çok muhterem, çok saygıdeğer, çok bulunmaz, çok özel, çok güzel, çok tüzel çok yakışıklı, çok inandırıcı, çok hitaplı, çok kitaplı Abdullah Öcalan beyefendi, ihtişamlı görünümüyle alır mikrofonu eline, çıkar kameralar karşısına, DEM gurubu'na hitap edebilir."

İnanılır gibi değil.

İnsan, bu koftirik ve zottirik anlayıştakileri görünce ister istemez Yaradan'a şöyle yalvarıyor; "Ülkenin yüzde 15'lik kesimine AKIL ihsan eyle."

-Eyler mi?

-Eyler.

-Neden eyler?

-Çünkü, herşeyi gördüğü, vakıf olduğu, "avcarlanmış yalanlara" sığınan müptezelleri çok iyi bildiği için eyler.!

..........

Bahçeli, "Meclise gelsin, DEM gurubu'nda konuşsun, hiçbir şart öne sürmeden PKK'ya teslim olmalarını söylesin" dedi.

-Kime dedi?

-Bebek katili cani APO'ya.

Türkiye ayağa kalkınca, PAPUÇ'un çok pahalı olduğu görülünce, hep bir ağızdan "Dö-ne-lim babam dö-ne-lim" türküsü söylenmeye başlandı.

.........

"Neden olmasın" diyenlere bakıyorsunuz;

"Üç tekerli bisiklet."

"Ne diyor bu adam?" hiddetiyle ayaga kalkanlara yöneliyorsunuz;

"Peşisıra dizilmiş, beş milyar, beş milyon TIR."

.........

TOKAT yediniz anlamadınız.

"APO gelsin mecliste konuşsun" öylemi?

"Mustafa Kemal'in askerleriyiz" diyen bu ülkenin "okul birincileri" olan genç teymenleri İHRAÇ talebi ile mahkemede hesap versin öylemi?

Yüreğiniz yetiyorsa bu "kofzottirik" tekliflerinizi referanduma götürürsünüz.. Haydi yapın bunu da görelim sizi;

"Muhammed Ali YUMRUĞU yemezseniz şerefsizim!"