Değerli dostum Tevfik Kısacık, daha önce davet ettiği bir açılış için mail attı.
“22 Ekim’de planlanan ‘Anzak Anıtı’ nın Belemedik’e dikilmesi, bakanlıklardan alınacak müsaadenin olumsuz olması nedeni ile iptal edildi.
Avustralya’da; geçtiğimiz 22 Ekim 2017 tarihinde Anzak’ların Türkiye’ye savaş için gelişleri, ama ulu önder Atatürk sayesinde bu gün dost olduğumuz Anzak Rölyefi dikildi.
Biz de aynı tarihte Belemedik-Pozantı’ya bu dostluk rölyefini dikmeyi planladık.
Ancak Avustralya Büyükelçiliği, Bakanlıklardan gerekli izni vaktinde alamadı. Bu yüzden biz de yapacağımız töreni ileriki bir tarihe erteledik”
Tabii bu “vaktinde alınamadı”yı ben “verilmedi” olarak kabul ediyorum.
Kısacık mesajına devamla şöyle diyor;
“Size yolladığım ekteki bütün yazılar ve Belemedik Rölyefi, Avustralya’da bulunan Türk Derneği tarafından bana yollandı.
Anzak’ların Türkiye’deki serüvenini sizlerle paylaşıyorum”
Adana’nın büyük çoğunluğu tanır.
Tevfik Kısacık; hayatını ülkesinin menfaatlerine adamış, iyi vatanseverlerden biridir.
Türkiye’nin gurur duyacağı bir çok aktivitede imzası vardır.
AE2 DENİZALTISI
Tevfik Bey’in mesajından bazı notlar;
*AE2 Denizaltısının gizemli hikayesi, bir asır sonra, Avustralya ve Türkiye’yi yakınlaştırıyor.
*Müttefik kuvvetlerin 1915 de Çanakkale Boğazı’nı ilk geçen AE2 denizaltısı, Türkiye ve Avustralya’da “barış sembolü” olarak anıtlaştırılıyor.
Melbourne’daki Gelibolu Dostları Derneği (Friends of Gallipoll) Başkanı Vecihi Başar’ın yaptığı açıklamada, 25 Nisan 1915’te Çanakkale Boğazı’nı geçen, 30 Nisan’da “Kaptan Ali Rıza Bey” idaresindeki Sultanhisar hücumbotu tarafından batırılan Avustralya Birlikleri’ne ait AE2 Denizaltı’sının iki ülke arasında “Barış Sembolü” olabileceğini belirtmiştir.
Halen Marmara Denizi’nin 72 metre derinliğinde bulunan, 800 ton ağırlığı ve 56 metre boyundaki AE2 Denizaltısının, boğazda bulunduğu 5 gün boyunca 8 torpidosundan 7’sini kullandığı, bunlardan sadece bir tanesinin “Şevketi Peyket” adlı Türk Gemisine, hafif yara aldırdığı belirtilmiştir.
Ayrıca şunları anlatmaktadır.
“Denizaltı Sultanhisar tarafından batırıldıktan sonra içindeki 32 mürettebatı tamamı Türk Askerleri tarafından kurtarılmış. Esir alınan Anzaklar önce İstanbul’a oradan da Afyonkarahisar ve daha sonra (Almanlar tarafından) Bağdat-Hicaz Demiryolu kapsamında yaptırılan Adana Belemedik’teki trenyolu tünellerini kazmakla görevlendirilmiş.
Yani, denizaltı battıktan sonra mürettebatın 1918 yılına kadar, Anadolu’da hikayesi devam etmiş.
Bunlardan Avustralya’lı Michael Williams, o sıralar yaygın olan tifo salgını sırasında 1916 yılında hayatını kaybetmiş.
Demem o ki; Çukurova’da Toros dağlarının bulunduğu muhteşem bir vadi olan B elemedik- Pozantı- Adana’da yapılacak ve ülkenin tanıtımı ile dostluk bağlarının gelişmesine vesile olacak olan böyle bir aktivitenin neden engellendiğini ben anlayabilmiş değilim.
Anlayan varsa lütfen bana da anlatsın.