Adana’nın Sarıçam ilçesinde yıllardır süren bir sorun artık dayanılmaz bir noktaya ulaştı: Çöp arıtma tesisinin çevreye yaydığı koku, görüntü kirliliği ve yaşam kalitesini düşüren etkiler. Kağıt üzerinde “arıtma tesisi” olarak geçen bu yapı, pratikte bölgede yaşayan binlerce vatandaş için bir eziyet haline dönüşmüş durumda.

Sarıçamlılar sıcakta ayrı, soğukta ayrı dert çekiyor. Yaz aylarında ağırlaşan kokular nedeniyle pencerelerini açamayan vatandaş, kış aylarında ise rüzgârın yönüne göre aynı sıkıntıyı yaşamaya devam ediyor. Üstelik sadece koku değil; tesis çevresinde biriken çöp yığınları, kamyon trafiği, çevreye saçılan atıklar da bölgenin çehresini olumsuz etkiliyor.

Vatandaşlar defalarca dilekçe vermiş, imza kampanyaları düzenlemiş, belediye yetkililerine şikâyetlerini iletmiş durumda. Ancak değişen pek bir şey yok. Yetkililer kimi zaman “tesis modernize edilecek” diyor, kimi zaman “bölge için en uygun alan burası” gibi açıklamalar yapıyor. Oysa yaşam hakkı ve sağlıklı bir çevrede yaşamak, teoride değil pratikte korunması gereken bir hak.

Sarıçam’ın nüfusu son yıllarda hızla arttı halihazırda da artmaya devam ediyor. Yeni konut projeleri, genç nüfusun yoğunlaştığı mahalleler, üniversiteye yakınlığı derken ilçe gelişti ve genişledi. Ancak bu gelişmenin ortasında bir çöp arıtma tesisinin kalması artık ilçenin dokusuyla örtüşmüyor. Zaten vatandaşın asıl tepkisi de bu: “Burası artık bir yaşam alanı. İnsanların evinin yanı başında çöp tesisi olmaz.”

Bugün Sarıçam’ın birçok mahallesinde özellikle Gültepe, Çarkıpare, Yeşiltepe başta olmak üzere konuşulan tek şey, bu tesisin ne zaman kaldırılacağı. Ancak ilçe sakinleri ne bir tarih alabiliyor ne de net bir plan duyabiliyor. Belediyeler arasındaki “yetki kimde?” tartışması ise çözümü geciktiren en büyük engel olarak görünüyor. Bir diğer problem ise şeffaflığın olmaması. Tesisin ne kadar atık işlediği, hangi yöntemlerin kullanıldığı, çevresel etkiler konusunda herhangi bir iyileştirme planı olup olmadığı kamuoyuyla paylaşılmıyor. Vatandaş karanlık bir süreç içinde bırakılıyor ve doğal olarak tepki büyüyor.

Sarıçamlılar Ne İstiyor? Aslında çok basit:

Tesisin yerleşim alanından uzak, daha uygun bir bölgeye taşınması, Şeffaf bir bilgilendirme süreci, Süreç boyunca geçici çözümlerle koku ve çöp yığınlarının azaltılması, Vatandaşın sesine kulak verilmesi, Bu talepler ne aşırı ne de uçuk… Tam tersine, sağlıklı bir kent yönetiminin temel gereklilikleri.

Adana yıllardır çevre sorunlarıyla boğuşan bir şehir. Birçok ilçede benzer sıkıntılar yaşanırken Sarıçam’ın da bu tabloya eklenmesi üzücü. Oysa kent yönetimi, çevre planlaması, atık yönetimi ve halk sağlığı konularında çağdaş uygulamalar çoktan hayata geçirilmiş olmalıydı.

Sarıçam halkının isteği “Biz temiz hava istiyoruz. Tesis artık burada olmamalı.” Bu çağrı duyulmadıkça sorun büyümeye devam edecek.

Sarıçamlıların sabrı ise her geçen gün biraz daha tükeniyor.