Ülkemizde birçok insan, sevmediği işlerde çalışmak zorunda kalıyor.

Çünkü iş yok!

Ya çalışacaksın ya da aç kalacaksın!

Maalesef gerçek bu…

Birçok kesim de, bazı insanların yapmış olduğu mesleklerden hoşnut değildir. Kimileri o iş üzerlerine yapışmış, sanki bu dünyaya bunun için gelmiş gibi davranır. Öyle olunca da bu tutum çoğu insanın hoşuna gitmiyor. Çünkü genelde sert tavırlarla, hor görmeler ve sıfır toleransla davranıldığı için bu tiplerden pek hoşlanılmazlar.

Peki sizce en zor, sıkıcı, yorucu, çekilmez meslekler hangisi?

Bana soracak olursanız kamu çalışanların işleri biraz sıkıcı, biraz da sorumluluk taşıdığı için daha zordur. Kamuda çalışanlar için vatandaşın ilk aklına gelen cümle ki genelde bir sorun çıktığı zaman söylenir; “Benim ödediğim vergilerle maaş alıyorsun. Sayemde para kazanıyorsun!” gibi saçma bir cümledir. Çünkü milletin kafasında hep böyle bir algı vardır. Bu da özellikle kamu çalışanı için psikolojik sorunlara neden olduğu gibi, çoğu zaman da kendini bilmezler yüzünden genelde sorun yaşatır.

***

Öncelikle kişi yaptığı işten zevk almalı. Aksi durumda ailesinden, sevdiklerinden daha çok işinde vakit geçiren biri için o iş çekilmez. Ama günümüzde bir iş sahibi olmak ne kadar zordur hepimiz bilir. O yüzden işini sevmekmiş, zevk almakmış artık ikinci plandadır.

Kamu sektörü derken; ilk akla gelen meslekler hangileridir?

Polisler, askerler, güvenlik görevlileri, doktorlar vs. gibi işlerle uğraşan ve maalesef işi gereği halkla iç içe olmak zorunda kalan meslek dalları ilk akla gelenlerdir.

Öyleyse bu mesleklerde çalışanların özel yaşantısı, bir ailesi, sosyal hayatı falan var mıdır diye hiç düşündünüz mü?

Örneğin Polisler; çatık kaşlı, gülmeyen bir surat ifadesi ile işi gereği ciddi olmak zorundalar.

Askerler de disiplinli ve soğukkanlıdırlar. Öyle de olmak zorundalar.

Doktorlar zaten bambaşka… Hastaların hayatını kurtarma, sağlığına kavuşturma gibi çok riski işleri var.

Güvenlik görevlileri de keza aynı. Sadece kamu binalarında değil, bankalarda, AVM’lerde, fabrikalarda, büyük işletmelerde görev yapan güvenlik görevlilerinin de gözleri hep açık, sürekli tetikte olmak zorundalar.

O yüzdendir bu işlerle uğraşan kişiler, doğal olarak normal yaşantılarında da bazen çekilmez oluyorlar. Mesleklerinin vermiş olduğu ciddiyet ve hassasiyetten olumsuz etkilenebiliyorlar.

Biz gazeteciler de işimiz gereği gündemi takip etme adına sürekli sahadayız. Çeşit, çeşit insan tipleriyle karşılaşıyor birçoğunun derdini, sorunlarını dinliyoruz. Ülke genelinde ve güzelim Adana’mızda ne bir olay, ne bir etkinlik eksik oluyor. Doğal olarak hepsini takip etmek ve habere taşımak görevimiz. Bizlerin de ne bir mesai kavramı, ne bir sosyal hayatı, ne de bir planımız olmuyor. Ama ne kadar zor ve meşakkatli olsa da işimizi severek yapıyoruz. (Devam Edecek..)