Gerçekten neyi tartışıyoruz ve neden tartışıyoruz?

Nedir konu? Teröriste Af!

Yahu, bu imzalanması istenen kanun, teröriste af Kanun’u değil mi? Bunun neyini tartışıyoruz? Değil diyecek kimse var mı? Devam edelim; önceleri, ne affı, ne pazarlığı, gelip teslim olacaklar diye başlamadı mı süreç? Böyle diyenlere öyle olmayacak, çünkü teröristle pazarlık yapılacak dedik ısrarla. Peki, geldiğimiz durum nedir? Sürekli pazarlıklar olmadı mı? Bugün neyi ve neden tartışıyoruz? Şartsız, şurtsuz silah bırakacaklar diye süreç başlamadı mı? Hayır, öyle olmayacak, teröristler kendi iradeleri ile silah bırakmazlar, bırakamazlar demedik mi? Ne oldu? Silah bıraktılar mı? Tiyatro sahneleri hariç silahlar nerede? Terörist başı, önemli hale getirilmeye çalışılıyor, bunu Türk Milleti kabul etmez dedik. Bugün bu konuda ne durumdayız? Türk Milleti, dört gözle ve kucaklamak için bu katil terörist başını mı bekliyor? Bunun neyini ve neden tartışıyoruz? "pkk terör örgütü zaten sonuna geldi." Kim söyledi? Dönemin İçişleri Bakanı(!). Peki dedik ki, bitmiş bir terör örgütünü neden böyle şişiriyorsunuz? Bugün gelinen noktada af çıkaracak duruma gelmiş olmak ne demek, bunun açıklaması nedir? Bitmiş bir terör örgütünün güzellemesinin neyini ve neden tartışıyoruz? pkk terör örgütü Kürt insanımızın temsilcisi değildir, olamaz. Bu nedenle, Kürt ile pkk terör örgütünü ayrı tutalım dedik. Çünkü bir çok yerde pkk terör örgütü ile hep beraber çarpıştık. Zaten bu terör örgütü de Kürt insanımıza neler yaptı dedik. Ama gelinen durumda, pkk terör örgütü Kürtlerin temsilcisi gibi davranılıyor ve o konum veriliyor. Gerçek bu değil mi? Bu gerçeğin neyini ve neden tartışıyoruz? Teröristi muhatap almak ve onunla müzakere yapmak meselesi bu kadarla kalacak bir konu değildir. Bu konu Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Milli ve Tekil(Üniter) yapısının tartışılmaya açılmasının ilk adımıdır dedik ısrarla. Bugün gelinen noktada bu gerçeği görmüyor muyuz? Bu gerçeğin neyini ve neden tartışıyoruz? Hıııı! Birileri diyecek ki; bizim bildiğimiz var, yani siz bilmiyorsunuz. Öyle diyenlerle de doğrusu tartışacak ve konuşacak bir şey yok demektir. Bakın, pkk terör örgütü, asala ermeni terör örgütünün devamıdır. Dolayısıyla, kökü dışarıda, emperyal güçlerin elinde olan bir terör örgütüdür. Böyle bir örgüt muhatap alınarak çözüm bulunamaz. Bu terör örgütünün ipleri kimin elinde ise muhatap o olmalıdır. Bu eli kanlı terör örgütünü bugüne kadar destekleyen, silahlarını veren, yaptıklarına göz yuman egemen, emperyal güçler nerede ve neden seyrediyor gibi yapıyorlar? Terörsüz Türkiye diyerek birbirimize düşerken, abd temsilcisi tom barrak'ın söylediklerinin, Türk-Kürt-Arap söylemlerinin aynı dönemde olması tesadüf müdür? Bu çakışmanın yaşadıklarımızı yönlendirmiyor olmaması mümkün mü? Durum böyle olduğuna göre neyi ve neden tartışıyoruz? Allahüekber diyeni Allahüekber diyerek katledenler gibi "Türk Milleti için" diyerek yüzde yüz farklı görüşlerde nasıl, neden ve neyi tartışıyoruz? Bu soruya doğru cevap verebilmek için her şeyden önce gerçekten yapılan işlerin "Türk Milleti için" olduğuna inanmak gerekir. Yani, kişi, grup, zümre, parti, kişisel hesap gibi değerlendirmelerle gerçeğe ulaşılamaz ve gerçek görülemez.