Galatasaray Lisesi’nde eğitim gören Ahmet Esat, diğer öğrencilerden farklı olarak yabancı dillere büyük bir ilgi duyuyordu ve bu yüzden yurtdışından edindiği mektup arkadaşlarıyla sürekli yabancı dillerde mektuplaşıyordu. Bundan ötürü daha küçücük bir çocukken bilgi sızdırma şüphesiyle peşine gizli polisler takılmış, hatta bir kez gözaltına bile alınmıştı. Onun için endişelenen ve başını derde sokacağını düşünen dayısı tarafından daha 16 yaşındayken kaçak olarak bir İngiliz gemisine bindirildi. Yolculuğunun ikinci gününde yakalanmasına rağmen gemi kaptanına kendini sevdiren Ahmet Esat’a kaptan sahip çıkar ve onu evlatlık gibi himayesine altına alarak İngiltere’ye götürür. Ahmet Esat, İngiltere’de Donanma Koleji’nde eğitim hayatına devam eder ve aynı zamanda profesyonel olarak boksla uğraşır. Bu zaman içerisinde tüm Avrupa’yı dolaşmış İngilizce, Fransızca, İtalyanca ve Rumca gibi dilleri öğrenerek ana dili gibi konuşur hale gelmişti.

İngiliz Kemal, 22 yaşına geldiğinde ise takvimler 1914 yılını gösteriyordu. Dünyayı kasıp kavuracak olan I. Dünya Savaşı başlamıştı. Ahmet Esat, İngiltere’deki bu rahat hayatını bırakarak zor durumda olan vatan topraklarını savunmak için İstanbul’a geri döndü ve Çanakkale Cephesi’nde savaşa katıldı.

***

Çanakkale Savaşlarından sonra yetenekleri kısa sürede fark edilince o dönemin gizli istihbarat teşkilatı olan Teşkilat-ı Mahsusa’ya katılır. Fevkalade yabancı dil bilgisi, bir Avrupalıdan ayırt edilemeyecek sarı saç ve mavi göz gibi fiziki özellikleri sayesinde teşkilatta önemli görevler üstlenir. Bir süre Lawrence adıyla anılan ünlü İngiliz casusunu takip eder. Onun faaliyetleri hakkında hükümete bilgiler aktarır. Kut'ül Amare'de esir edilen İngiliz General Townshend’in yanına esir bir İngiliz subayı gibi hapsedilerek ondan gerekli bilgileri almakla görevlendirilir. İstanbul’un İngilizler tarafından işgal edildiği dönemde de İngiliz ordusu boks şampiyonu Boksör Bobby Spoiler’i yere seren Ahmet Esat, düşmanlarının arasına başarıyla karışmış ve sevilen biri olmuştu. Ancak sonrasında açığa çıktı ve hapsedildi. Türlü işkencelere maruz kalsa da ser verip sır vermedi. Üçüncü kaçma girişiminde hapishanede görevli Hintli Müslüman askerlerin yardımıyla firar etmeyi başardı ve Anadolu’ya geçerek Kuva-yi Milliye’ye katıldı.

Ahmet Esat, artık Kurtuluş Savaşı’nın içindeydi. Sürekli kılık değiştirip düşmanlarının arasında kâh Amerikalı, kâh İngiliz kimliğiyle dolaştığı için çevresindekiler ona İngiliz Kemal demeye başlar. 1919 yılından itibaren Ahmet Esat Bey artık İngiliz Kemal olarak anılmaya başlanacaktır.

Amerikalı gazeteci kimliğine bürünerek yaptığı görüşmeler ve edindiği bilgiler sayesinde Anzavur İsyanının bastırılmasında büyük katkıları olur. Ardından Ankara’ya çağırılan İngiliz Kemal, Mustafa Kemal Atatürk tarafından Genel Kurmay Başkanlığı istihbarat Şubesi’nde görevlendirilir. Mustafa Kemal Paşa tarafından İngiliz Kemal’e verilen yeni görev İzmir’i işgal eden ve taarruz halinde olan Yunan ordusu karargâhına gidip bilgi toplamaktır.

***

İngiliz Kemal, Amerikalı Gazeteci Harry Wılly kimliğine bürünerek İzmir’e geçer. Gelen bu Amerikalı Yunan subayları tarafından ilgiyle karşılanır. Kısa sürede üst düzey Yunan subaylarıyla samimiyetini arttırır. Hatta onların en gizli toplantılarına dahi katılır hale gelir. Buradan sağladığı tüm bilgileri Genel Kurmaya günü gününe iletir. İstihbarat faaliyetlerini sürdürürken bir ihbar sonucu Yunanlılar tarafından yakalanarak casusluk suçundan mahkemeye çıkarılır. Fakat o, bu tutukluluk dönemi esnasında hiçbir şekilde Türkçe konuşmayarak gerçek kimliğini belli etmez. Öyle ki Yunanlı hâkimler bile onun Türk değil, bir Amerikalı olduğuna kanaat getirmişlerdir. Bir süre sonra İzmir’deki hapishaneden Yunanistan’a nakledilir ve Atina’ya götürülür. Burada çok sıkıntılı günler geçirmesine rağmen bir süre sonra yine bir yolunu bularak Atina’daki hapishaneden de kaçmayı başarır.

Yurda geri döndüğünde artık barış hâkimdir. Fakat kendi değimiyle herkesin gizli-saklısını bildiğinden İngiliz Kemal devlet içinde artık çekinilen bir kişi olmuştur. Hakkında türlü türlü dedikodular çıkarırlar. Kimi Vahdettin ve Hilafet yanlısı, kimi de onu hanedan üyesi olarak göstermeye çalışır. Bu iftiralar sebebiyle 32 yaşında Genel Kurmaydaki istihbarat görevinden ayrılır ve İstanbul’da tercümanlık, turizm rehberliği gibi işler yapmaya başlar. Bu arada boks yapmaya da devam eder ve boksu bıraktığı 40 yaşına kadar hafif sıklet boks şampiyonluğu unvanını elinde bulundurur. Soyadı Kanunu çıkınca da sert yumrukları nedeniyle kendisine ‘Tomruk’ soyadı verilir.

***

Ancak II. Dünya Savaşı patlayınca İngiliz Kemal, devlet tarafından tekrar aranan kişi haline gelir. Yıllarca Balkanlarda ve Avrupa ülkelerinde Türkiye Cumhuriyeti’nin istihbarat görevlisi olarak gizli bilgiler toplar. Ömrünün sonlarına doğru çalışamayan ve büyük sıkıntılar içerisine düşen İngiliz Kemal’e 1964 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kendisi adına özel bir kanun çıkarılarak Vatana Hizmet Tertibinden ötürü aylık bağlanır.

74 yaşına geldiğinde ise İngiliz Kemal, yani Ahmet Esat Tomruk 14 Şubat 1966 tarihinde vefat eder. Hakkında yirmiden fazla kitap yazılmış, iki de film çekilmiştir. Ayrıca bizzat Mustafa Kemal Atatürk’ün verdiği kırmızı şeritli İstiklal Madalyası sahibidir.