Seçim sonrasına bıraktığım konular vardı. Seçimler nihayet sona erdi ve hepimiz zorlu hayatlarımıza geri döndük. Kim kazandı dersek halkın iradesi kazandı dememiz gerekiyor.
Deprem sonrası değişen yaşamlar ve sorunlarımız…
Hepimizde deprem sonrası zihinsel devrimler oldu. Yaşadığımız yerlerden birçoğumuz uzaklaşmak zorunda kaldık. Ancak gittiğimiz yerlerde onlarca sorunlarla karşılaştık.
Taşındığımız yer Adana’mızın Buruk beldesinde TOKİ tarafından özel bir proje olarak yapılmış, bahçeli iki katlı evlerden oluşuyor. Daha çok Buruk köyünde olanlara yönelik özel bir proje olarak yapılmış. Gerçekten de harika bir iş yapmışlar. Doğal yaşama hasret bizler için tam da özlediğim bir yer. Umarım bu tip projeleri TOKİ ve belediyelerimiz çoğaltarak devam ettirirler. Hemen yanı başımızda TOKİ ayrıca devasa bir uydu kent kurmuş. Dört katlı ve kimi yerde altı katlı evler yapılmış. Gelin görün ki, kurulmuş bu uydu kentin alt yapısında ciddi sorunlar yaşanıyor.
Önce Türk Telekom sorunu…
İkiz villalar dedikleri bu yere geldiğimizde İnternet sorunuyla karşılaştık. Ayrıca cep telefonlarımız çekmiyordu. Sorduk soruşturduk ve masum bir gerekçeleri olduğunu öğrendik. İddiaya göre kabloları çalınmıştı. Fiber kablolarla alt yapının gerçekleşeceğini öğrendik ve beklemeye başladık. Her sorduğumuzda büyük şehrin yol çalışmalarıyla birlikte gerçekleşeceği ifade edildi. Ayları devirdik nihayet bir şeyler olmaya başlamıştı. Yollar delik deşikti. Arabayla yol alırken ‘hop çukura, hop çukurdan’ diyerek hoplaya zıplaya aylarca yol aldık.
Derken arada bir yama ekipleri geldi. Bizler sevindik tabi. Yama ekibi gitti. Çukurların yarısı duruyordu. Bir gün Türk Telekom ekipleri geldi dediler ve işte şimdi tamam dedik. Kazdılar bir şeyler yaptılar ve gittiler. Ama internetimizin alt yapısı yine yoktu. Neden biliyor musunuz? Adamlar bizim ikiz villaların sokağının başından ileri devam etmiş ve bizim tarafı es geçmişler.
Sayın valimize ve TOKİ yetkililerine duyuru olsun…
Türk Telekom firmasını bizleri Adana gibi ülkemizin önemli bir şehrinde internetsiz bıraktığı ve aynı zamanda mobil telefonlarımız için gerekli donanımı yapmadığı için Adana valimize şikâyet ediyorum.
TOKİ yetkililerine de çağrı yapıyorum; harika bir proje yapmışsınız ama alt yapı eksiklerini takip etmemişsiniz.
Büyükşehir belediyesine bilgi veriyorum. Uydu kentinizin yolları berbat vaziyette. Halk otobüsleri hoplaya zıplaya gidiyorlar. Ayrıca uydu kentinizden kozan yoluna bağlanan yolda kavşak yapılmadığı için kozana doğru birkaç kilometre gidip dönmek zorunda kalıyor araçlar. Üstelik hatırlatmak isterim ki, bu nedenle insanlar ölebilirler. Nedenine gelince o mesafeyi gitmek istemeyen sorumsuz sürücüler tersten gidip Buruk Mezarlığı kavşağına ulaşmaya çalışıyorlar. Yani burası bir ölüm noktası.
Sarıçam belediyesine sordum, burada semt pazarı niye yok diye? Neyse ki semt pazarı çalışmaları başlatılmış ama biraz ağır gidiyor galiba.
Seçim bitti artık hizmet ve sorunları çözme zamanı…
Deprem oldu ve depremin gölgesinde seçim yapıldı. Halk iradesini ortaya koydu. Bundan sonra depremin yaralarını sarmak, bozulan ekonomik dengeleri yeniden kurma zamanı. Her şey başkalaşmaya başladı. Kentlerin deprem sonrası ihtiyaçları farklılaştı. Kamu yöneticileri ve belediyelerimiz bu yeni durumu çok iyi değerlendirerek küçük dokunuşlarla hayatı kolaylaştırabilirler.
Adana depremi ucuz atlatsa da, yüzlerce konut yıkıldı ve oturamaz hale geldi. Konut fiyatları ve kiralar uçtu gitti. İnsanlar daha güvenli evlerde yaşamak istiyorlar. Siz kamu yöneticileri çağdaş yaşamın gereği olan interneti, cep telefonlarını, ulaşımda kullanılan yolları kullanılamaz halde bırakırsanız, bu Adana iline yakışır mı?
Artık hizmet zamanı diyelim…