Belediye başkanlarını "yetkilinin de yetkilisi" kılan kararın altına imzalarını atanları yazmıştım...

Bekledigim SES "en üst perdeden" geldi...

Efendiler (!) şunları söylüyor, diyorlar ki;

"Olmadı Canbolat, sana yakışmadı Canbolat, bunu keşke sen yazmasaydın Canbolat? Nasıl Sosyal Demokratsın Canbolat? Sosyal Demokrat olan biri, bu satırları yazmaz, yazmamalı Canbolat."

Soyadımı yeni duyan,  ezberlemeye çalışanlara yanıtımdır;

-Neden yazmam doğru değilmiş? Sizler, utanmadan- sıkılmadan çocuğun dahi yapmayacağı hatayı yapıp, bunu resmiyete dökecek, imzalarınızı atmaktan imtina etmeyeceksiniz,biz duyup, yazınca hak arayışlarına(!) girişecek garip savunma yapıp, pişkinleşeceksiniz...

-"Ortada HATA var" diyorsanız, aynaya bakacaksınız aynaya.

O ayna, kimin haklı, kimin haksız ve hadsiz olduğunu sizlere bir kez değil, binlerce kez en transparan şekilde gösterecektir...

-Sosyal Demokrat, Sosyal Demokratı yazarmıymış...

-Sizler, kendinizi böyle değerlendirebilirsiniz,

ben değerlendirmem ve böylesine UCUZ, bir o kadar da TEHLİKELİ bir işe imzalarını atanları asla Sosyal Demokrat olarak görmem, gö-re-mem.

-Daha NET ifade edeyim;

-Büyük sorumsuzlukla her konuda YETKİLİ kıldığınız başkanınıza iyilik değil, kötülük ettiğinizi çok yakın bir zamanda kavrayacak ve anlayacaksınız...

Ancak, iş işten çoktan geçmiş olacak... O kötülüğü sadece başkanınıza değil, kendinize de yaptığınızı müfettişlerlerin soruşturmasıyla daha açık bir şekilde algılayacak, yaptığınız hatanın "KOCAMAN" olduğunu işte o vakit idrak edeceksiniz...

Ancak yine iş işten geçecek... AT'ı alan, Üsküdar'ı çoktan terk-i diyar eylemiş olacak.

.........

Altını çizerek hatırlatayım;

Sosyal Demokrat kimdir biliyormusunuz?

-Tavizsiz olandır,

-Hak diyendir,

-Hakkı bilendir,

-Hak yemeyendir,

-Hakka girmeyendir,

-Hak yedirmeyendir,

-Ucuz bakmayandır,

-Ucuz düşünmeyendir,

-Hak edene, hakkını "adam gibi" teslim edendir.

-Bin düşünüp, bir konuşandır,

-Yani sizler gibi olmayandır,

-Yani sizlerin yaptığını yapmayandır,

-Yani Sosyal Demokratlığın kitabını "altın harflerle yazan", çalmayan, çaldırmayan, çalana hesap soran "doğruluk timsali" merhum Bülent Ecevit'in kemiklerini sızlatmayandır,

YANİ'nin YANİ'si;

-Adam gibi hareket etmek, "adam oğlu adam" olmayı bilmek ve başarmaktır..!