Yüreğir Belediyesi'nde
500'den fazla işçi işinden edildi, kapı önüne kondu.. Bunların 70'i kadrolu..
Onlarla fikir uyuşmazlıkları yaşanmasını anlayabilirim..
Fakaaaaat, onları işlerinden çıkarmayı, olmayacak yerlere sürmeyi, mobing uygulamayı, hak ettiklerini vermeme anlayışını anlamam, an-la-ya-mam..
Emekçi kardeşlerimize; "Emekli olun, ya da istifa edin" diyorsanız, bu hakkı kendinizde görüyorsanız, Allah korkusunun ne demek olduğunu bilecek, ona göre davranacaksınız..
"Gidin.. Bir daha da geri gelmeyin" dedikleriniz, gitsin de, haklarını almadan nereye gitsin be arkadaş?
Üç ay taksitler halinde vereceğinizi söylediğiniz paraları "adam gibi" ödemeden, bu afra, tafralarınız neyin nesidir?
O kardeşlerimize analarının ak sütü kadar helal ettikleri paraları vermeden, ve-re-me-den onlara kapıyı göstermek İNSAF ile bağdaşmaz, bağ-da-şa-maz.
Adamlar, vermiş olduğunuz söze inanarak, bankadan kredi çekmiş, gırtlağa kadar borçlanmış.. Çocuğunu okutan var, evlendiren var, askere yollayan var.. Ekonomik şartların inanılmaz ölçülerde zor olduğu bir dönemde, evin ihtiyaçlarını karşılayabilmek için cebelleşenler var..
Neyi, nerede, ne zaman, ne kadar yapacağını "en ince ayrıntısına kadar hesaplayıp," o hesabı bir türlü denk getiremeyenler var.. Kafayı yemek üzere olanlar var.. "Örtte ölem aneeeeey" deme noktalarında gezinenler var.. "Leylim ley" türküsünü, "Ne edeyim ley?" şeklinde seslendirenler var..
Tüm bu unsurlar var da;
-Sizler yoksunuz..
-Neredesiniz?
-Neden sessizsiniz?
-Neden noksansınız?
-Neden yoksunsunuz,
-Neden samimi değilsiniz?
-Neden sahiplenip, sahici bakmıyorsunuz?
........
Bunları belirttikten sonra, Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı'ya birkaç kelam etmek isterim;
"Bu hassas, kritik ve insanı konuda yerden göğe kadar haksız olduğunu bil.. Sosyal demokrat olan kişi, paylaşmanın, helalleşmenin ne olduğunu bilir.. Alın teri akıtan emekçiye saygı duyar, hak edilen HAKKI don lastiği misali uzatmadan verir ve gönüllere girer.
Sana, bazı meselelerde yanlış yaptıran zottirikler var..
Bunu bil, basın bürosunu güçlü hale getir.. Orada göbek büyütmekten öte bir işe yaramayanlarla arpa boyu yol kat edemeyeceğini unutma.. Zatların, mesai saatlerine ne kadar uyduğuna, o saatlerde nerelerde arz-ı endamlar ettiğine dikkat et.. Gazetelerde, sosyal medya platformlarında aleyhine çıkan haber ve yorumları iyi araştırdığında neyin ne olduğunu, kimlerin kimlere "kulaklı fes" giydirme çabaları güttüğünü tüm çıplaklığı ile göreceksin..
Ben diyeceğimi dedim Ali başkan.. Ötesi, berisi, gayrısı, gayrısızı sana kalmış GARİ."