Adam işsizdir, kendine, çoruna- çocuğuna yetemez durumdadır. Mahcuptur, eziktir, biçaredir.

İşçi Bulma Kurumu'na gider, durumu anlatır, "Allah rızası için bana bir iş bulun" der.

Adını, soyadını, adresini yazan memur "ne iş yaparsın?" sorusunu sorunca; "Kaplan avcısıyım" cevabı alır. "Arkadaş sen Trabzonlusun, Trabzon'da kaplanın işi ne?" diye kükreyen memura şu yanıtı verir işsiz adam;

"Bende o yüzden iş arıyorum ya memur bey!"

.........

Ülkenin yüzde 75'i bu haldeyken, çok bilmiş birileri (!) bizi şu dayatmalarla avutmaya çalışıyor ve bakın hangi fasaryaları üretiyor;

-Ülkenin ilacı ve çaresi biziz.

-Biz olmazsak asla olmaz.

-Yaparsak biz yaparız.

-Herkes mutlu olacak,

-Güzel günler kapıda,

-Kıskanılıyoruz,

-Bizi tutamazlar,

-Umutlarımız tavan yaptı,

-Müreffeh yarınlar çok yakında.

-NAS dedik, fakat malum durumlar yüzünden bir türlü AS'ı yakalayamadık, ama düzelecek..

-Çeyrek altın 5 bin lirayı geçti, ama düzelecek.

.........

"Fasarya'dan tayyare, selam söyle 'O' yare."

Arkadaş, her fırsatta, "düzelecek" diyorsunuz, fakat her geçen gün "pestil" misali "dümdüz" ediliyoruz.. Ekonomimiz madem bu kadar iyi, milletin iflasını söken "enflasyon canavarı" neden İT'likten ejderha'lığa terfi etti?

Benim bildiğim "düşüş" aşağılara doğru olur..

Gerçek böyle olmalıyken, "düşmesi gereken" neden yukarılara doğru seyrediyor..

Bu garip ve anlaşılması güç olan noktada, gelin "fire vermeden" efendilerin (!) penceresinde duralım, soruna o pencereden bakalım;

-Bizler, sizlerin gördüğünü göremiyoruz..

-Sorunun şekli-şemali sizlerin gördüğü ve göstermeye çalıştığı konumda ise, o zaman bu ülkenin her noktasında "açıııııız" diye bağırıp, eylemler yapanlara ne demeli?

-Onlar, bu eylemleri "millet bizleri alışverişte görsün" diyemi yapıyor?

-Yerlerde "debelenmeleri" daha doğrusu, "debeletilmeleri" "gerçek" değilmi?

-Olmamız gereken nokta'da durup, meseleye geniş açıdan bakalım..

-Bunu yapalım da, "olacak, olabilecek" diye kimsenin umudu yok ki..

-Ne var?

-Gerçekleri, inatla ve ısrarla görmeyip, saptıranlar var..

-İNSAF edeceğine İSRAF edenler var..

-"En baba yalanları" bizlere "doğru" diye yutturanlar var.. Ve.. hadlerini aşıp, aklımızla alay edenler var.

Ülkeyi "eylem ateşi" sarmış, bakanlıkların önü, haklarını arayanlarla dolup taşmış..

Takan yok.

Hakikat böyleyken, herşey "kabak gibi" ortadayken, kendilerini herkesten daha "bilgiç" gören güruh, utanmadan sıkılmadan; "Uçuyoruz, u-çu-ru-yo-ruz" masalları anlatıyor..

"Yerseniz" misali.