Ramazan'a çok az kaldı..

Eli kulağında..

Ortalık "cehennem sıcağı, cayır - cayır yanıyor."

Maddi açıdan, moralmen bitmiş, yıkılmış vatandaş, neyi, neyle, nerede, ne kadar ve nasıl denkleştireceğini bilmiyor, bi-le-mi-yor.

........

Mahallemizin "gönüllü bekçileri," evimizin anahtarını tereddüt etmeden teslim ettiğimiz "elleri öpülesi" bakkallarımızı "yok etme" adına düğmeye basanlara bakıyorum;

"AR yok, HAYA yok."

Vatandaşın "sıkılacak portakal" durumuna gelmesi kimin umurunda..

Çok acı, kahreden, utanç veren bu durumu fırsata çeviren, "Allah'tan korkmayan, insaf yoksunu üç harfli süper ve hipermarketler," mantar gibi çoğalıyor.

-Bakan yok,

-Takan yok,

-Soran yok,

-Sorgulayan yok.

........

Paramız olmadığı zaman, ne istiyorsak alıp, "kara deftere" borç olarak yazdırdığımız bakkallarımızı "bitirmek, soluksuz bırakmak için" ellerinden geleni fazlasıyla yapan çokbilmiş (!) güruh, "vicdanlarını rafa kaldıran" üç harfli marketler karşısında;

-Neden sessiz?

-Neden güçsüz?

-Neden sürgün?

-Neden çaresiz?

-Neden hükümsüz?

-Neden yarım?

-Neden yaptırımsız?

-Neden yılgın?

-Neden yıkık,

-Neden fırfır?

-Neden pısırık?

-Neden silik?

-Neden fodul?

-Ve.. Neden "üç maymun?"

Bakkallara ASLAN kesil, üç harfliler karşısında KEDİ ol..

Hani denetimler yapılacak, kimseye sormadan, hakları olmadan "ha babam, de anam" ZAM yapanlara büyük cezalar verilecekti?

-Neredesiniz?

-Bu sesiz, korkak, ürkek tavrınızın sebebi nedir?

.......

Ben dün de, bugün de, yarın da, yarınlarlarda da BAKKAL dedim, son nefesimi verene kadar da BAKKAL diyeceğim..

Sizler "BAK'ta ALMA" demeyi sürdürün, vicdanlarınızı sürgüne gönderin bakalım..

........

NOKTA'yı koyayım;

"Mağrurlanma Bolubeyi, senden büyük Allah var."