Bütün bir yıl boyunca kutlanan özel günlerin en anlamlısıdır Anneler Günü. Özel günlerin yılda bir güne sığdırılıp kutlanmasına karşı çıkan birçok insan bile, Anneler Günü konusunda son derece hassastır. Üstelik bu özel günün kahramanı annelerimiz olunca, hiç kimsenin itiraz edecek gücü kalmıyor.
Klasik sözcüklerle, ‘Doğurup büyüten, çocukları uğruna canını vermeye hazır annelerimiz’ diye başlayan cümleler, aslında yetmiyor anneliğin gerçek anlamını ifade etmeye.
Daha doğmadan anne ve çocuk arasında başlayan ilişkiyi anlatmaya yetmiyor hiçbir kitap, hiçbir bilim.
***
Evlendiği karısından annesinin yemeklerini bekliyor bir erkek.
Askerdeki oğul, önce annesine yazıyor ilk mektubunu.
Bir kadın, zaman geçtikte, olgunlaştıkça geçmişte çok kızdığı annesine benziyor.
Bütün dinlerde ve inanışlarda, anneliğe ve anneye özel haklar verilmiştir.
Doğduğumuzda sarıp sarmalayan, şefkatini eksik etmeyen bir annemiz varsa, hayat boyu karşılaştığımız hiçbir güçlük yıkamıyor bizi. Hiçbir şey inancımızı yok edemiyor, sarsıp yere düşüremiyor.
***
Geçtiğimiz hafta sonu eşimle karşılıklı kahve içip sohbet ediyoruz.
Birden aklıma geldi ve sordum; ‘Önümüzdeki hafta Anneler Günü. Ne düşünüyorsun? Anne olmak nasıl bir duygu?’
Eşim başladı anlatmaya;
Anne olmak; yaşanan ve yaşatan her şey demek…
Anne olmak; yıllar sonra annelerimizi anlayabilmek, üzerimizdeki haklarını ödemek için bir ömrün yetmeyeceğini fark etmek demek.
Anne olmak; yaşanan bütün olumsuzlukları bir gülücükle silip atmak, yavrusuna aşkla bakmak demek.
Anneliği annemizden biliriz. Onlar bizim ilk öğretmenlerimiz, ilk aşklarımız, hayat yolunda rehberlerimiz. Onlar olmadan biraz eksiğiz, acemiyiz.
***
Dedi ve bir yudum kahve içerek nemlenmiş, kızarmış gözlerle devam etti.
Anne Olmak; iyi bir doktor olmak ve bir öpücükle bütün ağrıları sızıları dindirebilmektir.
Anne Olmak; iyi bir avukat olmak ve çocuğunun haklarını her yerde kayıtsız şartsız savunabilmektir.
Anne Olmak; iyi bir aşçı olmak ve evdeki herkesin isteğine göre yemek yapabilmektir.
Anne Olmak; iyi bir kâhin olmak ve dünyanın öbür ucundan bile çocuğunun yaşadıklarını yüreğinde hissedebilmektir.
Anne Olmak; bir sabır taşı olmak ve aynı sorunun yanıtını hep aynı sabırla bıkmadan usanmadan verebilmektir.
Anne Olmak; iyi bir öğretmen olmak ve çocuğuna ihtiyacı olan her şeyi öğretebilmektir.
Anne Olmak; iyi bir psikolog olmak, 7/24 kesintisiz ve karşılıksız hizmet verebilmektir.
Anne Olmak; dünyanın en güzel, en akıllı, en tatlı, en vazgeçilmez ve hiç büyümeyen çocuğuna sahip olmaktır.
***
Dedi ve noktayı şöyle koydu; ‘Ben bir anneyim…’
Bunca sözden sonra sadece, ‘Vay be! Helal olsun!’ diyebildim.
Gecesini gündüze katan, vefalı, cefakâr, sevgi ve aşk ile yavrularını büyüten annelerimiz; iyi ki varsınız.
Yılın 365 günü, bütün bir ömrün yaşanılan her günü, bize annelik yapan, yolumuzu aydınlatan, bize hayat veren, can veren, kan veren annelerimizin Anneler Günü kutlu olsun. Ellerinizden öpüyorum…