Şimdi lafı hiç çalıların arasından dolandırmadan, demir gibi bir iddiayı anlatacağım. Belediyeler Birliği toplantısı için bazı belediye başkanları ve meclis üyeleri Ankara’nın yolunu tutuyor.
Toplantı bittikten sonra, bir meclis üyesi uçağın saati gelmeden önce “Bir şeyler yiyeyim.” diyor.
O sırada Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı, “Nereye gidiyorsun?” diye sesleniyor.
Meclis üyesi de yemeğe gideceğini söylüyor. Başkan Demirçalı, “Ben de geleyim.” deyince meclis üyesi, “Ben seninle tek oturmam, diğer arkadaşlar da gelsin.” diyor. Böylece topluca yemeğe gidiliyor.
Yemek sırasında Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı, başkan yardımcıları İsmail Ceylan ve Uğur Sayılıkan’ı görevden alacağını, çok yorulduklarını söylüyor. Ardından, “Bana önereceğin bir isim var mı?” diye soruyor.
Meclis üyesi ise, “Başkanım, ben bu işlere karışmam. Bütün arkadaşlarımız değerlidir. Eğer iki belediye başkan yardımcısını değiştirecekseniz hemen değiştirin; o arkadaşlarımızın psikolojisini bozmayın. Ayrıca bu konuştuklarımızın hepsini arkadaşlarıma iletirim, benden söylemesi.” diyor.
Ali Demirçalı da “Söyle.” diye yanıt veriyor.
Anlamadığım nokta şu: İl kongresinde Uğur Sayılıkan’ın eşinin kurultay delegesi olması için ayak direyen, hatta genel merkezi bile arayan kişi kendisiydi…
Bu Ali Demirçalı gerçekten “âlem” bir belediye başkanı!
“BENİ SATTINIZ!” NARALARI
Şu Antalya’da yapılan Doğu Akdeniz Belediyeler Birliği Başkan Vekilliği seçimlerinin yankıları bir türlü bitmiyor. Seçimi kaybetmeleri zaten bir olay…
Kemerlerinizi sıkı tutun!
Seçimi kaybettikten sonra hep beraber yemeğe geçiliyor. Yemek geç saatlere kadar sürüyor ve ne yazık ki şişede durduğu gibi durmayan melet birilerini sarhoş ediyor. Sarhoş olan belediye başkanlarından biri yemekte “Beni sattınız!” diye nara atmaya başlıyor…
Eyyy başkan, nara atmadan önce bazı belediye başkanlarıyla kavga etmeyecektin. Edersen sonuçlarına katlanırsın.
Bu arada Antalya — Kemer’de yaşananlardan rahatsız olan bir belediye başkanı da, “Bunları nereden duyuyor?” diye meclis üyelerine sormuş.
Ben aslında bu başkanımıza yüzüne söylemiştim: “İstihareye yatıyorum” diye.
Önce abdest alıyorum, sonra iki rekat namaz kılıyorum. İlk rekatta Fatiha’yı ve ardından Kâfirûn suresini okuyorum. İkinci rekatta Fatiha’yı ve İhlâs suresini okuyup rüyaya dalıyorum. Pat—hemen Antalya, Kemer’de sizin toplanıştaymışım…
Artık bütün sırlarımı açıkladım; size ricam, beni kimseye sormayın…