Gariplikler ülkesi olduk.

Çok zor para kazanmanın yanında, bir haftada ve hatta bir günde paraya para demeyenler var benim güzel ülkemde.

Mesela, ne söylediği, nasıl söylediği, ne ima ettiği, meselenin neresinde durduğu belli olmayan yeni yetme veletler 100- 150 milyon kez tıklanıyor...

VİRAN olacakları yerde VİRAL oluyor.

"Sesi var mı?" diye bakıyorsunuz...

-Zerresi yok.

Ne yazdığını merak ediyorsunuz...

-O an aklına ne gelmişse onlara sığınmış.

Nota bilgisini sorgulama ihtiyacı hissediyorsunuz...

-"Fasaryamafiş" ile karşılaşıyorsunuz.

Kendileri bile kendilerine inanmazken, "Bunlar nasıl oluyor da 150 milyon kez tıklanıyor?" sorusunu sorma gereği duyuyorsunuz...

Kargazortvari bir tarz size "merhaba" diyor.

-Ne günlere kaldık be kirvem.

-Daha neler görecek, nelere şahit olacağız be emmi.

-Kavgalardaki ses bile bunlardan daha tatlı iken, hangi ikilemlere muhatap edileceğiz be ağa.

Sormak isterim:

-Bu rezil, bu zibil ve bu rüsva günlere şahitlik edince, Müzeyyen Senar, Safiya Ayla, Şükran Ay, Zeki Müren ve eli öpülesi gerçek sanatçılara ziyadesiyle saygı duymamak elde mi?

Onları başımıza TAÇ etmemek mümkün mü?

.....

Senede birgün'lerden, senesiz birgün'lere gark edildik.

Bu acube duruma sebep olanlar bizlerden uzak olsun, utansın.

Dünya var oldukça var olacak ve asla unutulmayacak muhteşem şarkılar ve türküler üreten üstatlarımıza bin selam olsun.

Bizi o mümtaz günlerden, iflas günlere taşımak isteyenlere de en kocamanından YUH olsun.

Başka söze gerek varmı?

Bi-le-mi-yo-rum.