Başlığın sonunda 3 nokta var..
-Manası büyük.
-Mizanı yüklü.
-İnsafı gani.
-İzanı sahi.
-Gerçeği sıhhi.
****
Geçtiğimiz günlerde bu memleketten "hatırlı paralar" kazanan işadamlarının (!) kendilerine düşen görev ve sorumlulukların bilincinde olmamak için "güneş görmemiş taklaklar attığını" NET bir ifadeyle gündeme taşımıştım.
O serzenişi "bile isteye" yaptım.
Adana'dan nasiplendikleri halde, "Bana dokunmayan yılan bin yaşasın" fasaryalarına sığınan, hayatları boyunca "sığlıklar da yaşamış" bu insanlara ne ben, ne diğerleri durduk yere kem söz etmez, kara da çalmaz.
Başkalarını bilmem, onlar adına konuşamam... Ancaaaaaaaak;
Neyi, nerede, ne zaman ve hangi ölçülerde terennüm edeceğimi çok iyi bilirim.
Altını kalın hatlarla çizerek tekrar etmek isterim ki;
Bu memleketten kazananlar, kazandıkları gani paraların "devede pire olabilecek" kadarını bu memleketin gazetelerine harcayacakları yerde, "ne alaka" yerler için kullanabilecek kadar çapsızlaşabiliyorlar.
Bunu da utanmadan, sıkılmadan, ar etmeden, hicap duymadan yapıyorlar..
Daha acısı, "Pişmiş kelle gibi sırıtıyorlar."
Bu fotoğraf karesinde olanlara sesleniyorum;
"Olsalar da olurlar olmasalar da" anlayışıyla baktığınız Adana Basını olmamış olsaydı;
Ses sandığınız sesinizi kimseye duyuramaz, bu düzeylere de ge-le-me-di-niz.
****
İşiniz düşünce kapı kapı gez, işiniz bitince de "melemez" türküsü çığır.
"Dış kapının mandalı" olarak görmek istediğiniz, "üç kuruş verirsek susarlar" gözüyle baktığınız Adana Basını var YA...
-Kimin "dış kapının mandalı" olduğunu, kimin "üç kuruş" etmediğini sizlere öyle bir haykırır ki;
Hançereden çıkan sesi değil Türkiye, Kainat duyar Kainat.
NOKTA.