5ocakgazetesi.com
Özellikle Seyhan ve Yüreğir gibi genç nüfusun yoğun olduğu ilçelerde, çocukların okul çıkışında veya hafta sonları ücretsiz olarak top koşturabileceği mahalle sahaları neredeyse tarihe karıştı. Rant kaygısıyla imar planlarında yapılan değişiklikler, yeşil alan ve spor tesisi olarak ayrılması gereken yerlerin lüks konutlara veya ticari alanlara dönüşmesine zemin hazırladı. Paralı halı sahaların yüksek saatlik ücretleri ise dar gelirli ailelerin çocukları için sporu bir lüks haline getirdi. Enerjisini atacak, aidiyet duygusu hissedecek bir spor alanı bulamayan gençlerin sokaklardaki tehlikelere, ekran bağımlılığına ve kötü alışkanlıklara karşı savunmasız kalması, sorunun sadece sportif değil, devasa bir sosyolojik kriz olduğunu da gözler önüne seriyor.
Köklü Kulüpler Kapanmanın Eşiğinde
Semt sahalarının yok olmasının en ağır bedelini ise Adana'nın asırlık amatör spor kulüpleri ödüyor. Kendi mahallesinde antrenman yapacak bir karış toprak saha bulamayan onlarca amatör takım, belediyelere veya Gençlik ve Spor Bakanlığı'na ait birkaç tesisin etrafında toplanmak zorunda kalıyor. Yetersiz tesis sayısı nedeniyle kulüpler, haftanın sadece bir veya iki günü, o da gece yarılarına veya sabahın kör karanlığına verilen saatlerde antrenman yapmaya çalışıyor. Taşıma suyla değirmen döndürmeye çalışan, lojistik ve ulaşım maliyetleri altında ezilen birçok köklü amatör kulüp, çareyi liglerden çekilmekte veya tamamen kapanmakta buluyor.
Sporda 'Kentsel Dönüşüm' Şart
Amatör spor camiası ve kulüp yöneticileri, Adana'da sporu yeniden canlandırmak için yerel yönetimlere ve devletin ilgili kurumlarına acil çağrıda bulunuyor. Yok olan semt sahalarının yerine, her mahallede çocukların ve gençlerin ücretsiz erişebileceği, etrafı güvenli, yeni nesil semt spor komplekslerinin inşa edilmesi şart. Ayrıca imar planlarında spor alanı olarak gözüken yerlerin kesinlikle başka amaçlarla kullanılmaması, kentin "kırmızı çizgisi" olmalı. Unutulmamalıdır ki; betona gömülen her semt sahası, sadece bir futbol alanının değil, sokağın tehlikelerinden kurtarılabilecek onlarca gencin de geleceğinin yok olması anlamına geliyor.




