Duydum ki bu akşam CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut’a yemek veriyormuşsunuz.
Vallahi afiyet olsun…
Hatta öyle bir afiyet olsun ki; masadaki kebaplar saz eşliğinde size “Yürü be Ali Başkan, kim tutar seni!” diye tezahürat etsin.
Ama gelelim mevzuya…
Şimdi siz hep diyorsunuz ya:
“Sosyal belediyecilik bizde!”
Başkanım, sosyaliniz var da… Belediyecilik kısmı hâlâ şarj oluyor galiba.
Türkiye’de açlık sınırı olmuş 29 bin TL.
Adana’daki CHP’li belediyelere bakıyoruz; en düşük maaş veren kim?
Tahmin edelim mi?
Zor değil…
Yüreğir Belediyesi.
Şimdi buraya kadar olan kısmı geçtim…
Genel Başkan Özgür Özel “Asgari ücret 40 bin TL olsun” dedi ya…
Adana’dan ilk ses kimden geldi?
Yüreğir mi?
Hayır.
Kozan mı?
O da değil…
Tufanbeyli!
Tufanbeyli başkanı Ahmet Aktürk çıktı dedi ki:
“Biz 40 bin TL’den yukarı çıkıyoruz.”
Tufanbeyli’de dağlar yankılandı…
Yüreğir’de ise sadece yaprak kıpırdadı o kadar.
Şimdi asıl merak konusuna geliyorum Başkanım…
Bu akşam Burhanettin Bulut’un kulağına şöyle bir fısıldar mısınız:
“Sayın Başkan Yardımcım, merak etmeyin. Biz mesajı aldık!
Maaşları 40 binin de üstüne çıkarıyoruz.
Hem sosyaliz hem belediyeyiz; bizde ikisi birden var!”
Der misiniz?
Yoksa masada kebaplar gidecek, çay içilecek, sohbet dönecek…
Ama çalışanların maaşı yine 29 bin TL’de kalacak…
Başkanım kusura bakmayın ama o zaman bu akşamki yemek “siyasetin ağır çekimde oynanan bölümü” olur.
Ben buradan, Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı’ya açıktan sesleniyorum:
Başkanım… Yap şu zammı.
Yap ki Adana’da bir kişi “Ali Başkan da gereğini yaptı” desin.
Yap ki Yüreğir işçisi de akşam eve giderken marketin kapısından içeri korkmadan adım atsın.
Yap ki Tufanbeyli’ye laf yetiştirmeyi biz değil, siz yapın!
Bakın başkanım, çok net söylüyorum:
Bu zammı yaparsanız “Yüreğir Belediyesi” derim…
Yapmazsanız…
“Yüreğir Belediyeciliği – Deneme Sürümü (Sosyal Paket İçermez)” derim.
Ben buradan son kez hatırlatıyorum:
Başkanım… bas gaza!
Zam gelsin, yüzler gülsün.
Saygılarımla… Biraz da nükteyle…