90’lı yıllar çoğumuz için güzel tatlara sahiptir. Çocukluğumuzun en güzel yıllarıydı. Sokakta oynayan çocukları, mahalle ve komşuluk kültürü, oyuncakları, yemekleri, kıyafetleri, müzikleri, dizileri derken hep güzel anılar bırakmıştır bizde. Çoğumuz çocuktuk çünkü. Bana mı öyle geliyordu, yoksa herkes hayatından memnun muydu? Pek kestiremesem de, gerçek olan bir şey var ki; insanlar şu yaşadığımız dönemden biraz daha mutluydu sanki.
Ancak 90’lı yıllar bir yandan damaklarımızda güzel bir tat bıraksa da, bir yandan da çok acı, çok trajik olayların yaşandığı bir dönem olmuştu. Çocuk olduğumuz için hatırlayamıyoruz tabii. Bu yüzden hem 90'ları yaşamayan genç arkadaşlarımıza, hem de yaşadığımız olayları çocuk olduğumuz için net hatırlamadığımızdan bize toplumsal hafıza olması açısından bir derleme yaptım.
İlginizi çekeceğini düşündüğüm araştırma yazısıyla huzurlarınızdayım.
İşte 90’lı yıllarda Türkiye…
***
1990: Çetin Emeç Suikastı…
90'lar aynı zamanda suikastların ve faili meçhul cinayetlerin yıllarıdır. İlk kurbanlardan biri de gazeteci Çetin Emeç'tir. Aradan 33 sene geçmesine rağmen hala faili meçhuldür.
Bahriye Üçok Suikastı…
1990 senesi faili meçhul cinayetler senesiydi adeta. Prof. Muammer Aksoy, araştırmacı yazar Turan Dursun ve hem akademisyen hem de politikacı Bahriye Üçok... Bahriye Üçok 6 Ekim'de evine gönderilen bir kitap kolisinin içine yerleştirilen bombayla öldürüldü. PKK üstlendi.
1991: 1. Körfez Savaşı…
Bu yıla damgasını vuran kuşkusuz 1. Körfez Savaşı'ydı. Hayatımıza Saddam'ı, Bush'u sokan bu yıl işte. Çocukluğumuzdaki uçaklarımız, füzelerimizin adı Scud füzesiydi ya da Patriot!
Bize olumsuz yansıması ise pek tabii ki ekonomik açıdan ve PKK'nın daha da palazlanması anlamında oldu. '1 koyup 3 alacaktık!' ama zaman bize bu sözün yanlış olduğunu gösterdi.