ŞİMDİ GELELİM ‘Y KUŞAĞI’NIN BİR ÜST MODELİ OLAN ‘Z KUŞAĞI’NA…

Z Kuşağı, 1999-2020 yılları arası doğan gruba deniyor. Bu kuşağı diğer kuşaklardan ayıran en büyük etkense, ileri düzey teknolojik ortamda doğmuş olmalarıdır. İnternet kuşağı olarak da adlandırılıyorlar. Çağımızın iletişim kolaylığı sayesinde, dünyada dönen her şeyden haberdar olabiliyorlar. Aynı anda birden fazla alanda yetenekliler. Toplumda aktif rol almayı severler ve özgüvenleri yüksektir. Eğlenceyi sorumluluklardan daha çok severler. Şık giyinirler ve önceki nesillere göre daha güzel, daha yakışıklı görünümdedirler.

Bunun yanında ‘Z Kuşağı’, en zor tatmin olan kuşaktır. Otoriteye karşı Y Kuşağı kadar saldırgan değildir. Çünkü ‘Z Kuşağı’, otoriteye karşı tamamen vurdumduymazdır. İsyankâr yapıları vardır ve tamah etmekten hiç hoşlanmazlar. Geleneksellik onlara göre değildir ve hassas olduğu değerler kısıtlıdır. Önceki kuşaklarda bolca bulunan ırkçılık, mezhepçilik, dincilik gibi hususlara bu kuşakta pek rastlanılmaz. Dikkat süreleri kısıtlıdır. Bu yüzden geleneksel eğitim sistemi ‘Z Kuşağı’na uygun değildir.

***

Ülkemizde Y ve Z Kuşağı’nın büyük sorunları var. Bazı sorunları kendince ve rahatça konuşabilen ‘Z Kuşağı’ gençlerinden birkaç sokak röportajı kesiti vermeme müsaade ediniz…

* Akıllı ve mantıklı olan bir adam bu ülkede durmaz abi ve ben açık, açık söylüyorum yani!..

* Bir kere zaten okuyan da, okumayan da işsiz değil mi bu ülkede ağabeycim!..

* Her türlü işsiz kalacağım ben bu ülkede, okumazsam benim için daha iyi!..

* Gidip hani bir bilgisayar bile alamıyorum. O yüzden memnun değilim. Ben artık refah seviyesi içinde ekonomik özgürlük yaşamak istiyorum!..

Çünkü onlar önceki kuşaklar gibi tamahkâr değillerdir. Onlar yaşamak için çalışmak istiyorlar, çalışmak için yaşamak değil. Önceki kuşaklar gibi, “Karnım doysun bana yeter!” zihniyetinde değiller. Her yıl güzel bir tatil yapmak istiyorlar. Güzel evlerde oturup, güzel arabalara binmek istiyorlar. Önceki kuşaklar bu istekleri şımarıklık olarak görse de, bu isteklerin şımarıklıkla bir alakası yok. Bu tamamen insan olmakla ilgili. Bu isteklere şımarıklık diyenler internet çağında doğmadı. Onlar, yabancı ülkelerdeki yaşıtlarının mükemmel hayatlarını görmedi. Onlar, gördüğü kadardı…

Şimdi Avrupa’da yaşayan bir gençten örnek vermek istiyorum;

Avrupa’da Augustin isimli üniversiteli bir genç düşünelim. Mühendislik öğrencisi olsun. Augustin her yıl yurtdışı tatili yapıyor. Maddi bir sıkıntı yaşamıyor ve altındaki son model arabasını uygun bir fiyata aldı. Bir kafeye gittiğinde canının istediğini sipariş etmekten çekinmiyor. Augustin üniversiteden mezun olunca zengin bir hayata adım atacak. Çünkü üniversite okumak, onun bulunduğu ülkede zengin olmak demek. Augustin bunun farkında. Ülkesine ve kendine hizmet edeceği günü bekliyor.

Şimdi ise ülkemizden bir genci hayal edelim;

Gencimizin adı Yağız olsun… Yağız, Augustin ile aynı yaşta bir mühendislik öğrencisi. Şanslı değilse güzel bir tatil yapmak için yeterli bütçesi yok. Bir arabası olsun istiyor, ancak külüstür diye tanımlanacak arabalar bile çok pahalı durumda. Yağız, yarınından ümitsiz. Mezun olunca bir mühendis olacak ve büyük bir ihtimalle asgari ücretle (2021-2.825 TL) çalışmaya başlayacak. Yağız, emeklerinin boş olduğunu düşündüğü için depresyonlar yaşıyor.

Mezun olur olmaz, KYK Kredisi borcuyla hayata başlıyor (40 bin TL.)

Yağız’ın hayali Amerika veya Avrupa’da bir garson olmak… Çünkü oralardaki garsonun, bir Türk mühendisinden daha fazla kazandığını biliyor. Bu ülkeden gitmek istiyor!

***

Güzel bir hayat yaşamak karnının doyması ve kalacak bir evinin olması değildir. Bir tık uzağınızda mutlu ve refah hayatlar yaşanırken, tamahkâr olmamak Z Kuşağı’nın en doğal hakkı.

Hatırlar mısınız? Bir zamanlar, “Okuyup kendini kurtar, zengin ol!” diye bir söz söylenirdi. Şimdi ise işler tam tersine döndü. Artık, “Okuyup ne yapacaksın? Erken yaşta ticarete atıl!” deniyor.

Z Kuşağı, maalesef refahın okumakla gelmeyeceğini düşünüyor. Türkiye’den gitmeyi, kurtulmak olarak tanımlıyorlar. Umarız bunlar bir gün geride kalır ve Z Kuşağı ülkelerinde kalıp, güzel hayatlar yaşamanın hayalini kurar. Kendinizi anlatmaktan, sorunlarınızı dile getirmekten korkmayın. Siz bu sorunları yaşamıyorsanız bile, bu sorunları yaşayan adına konuşun. Kayıtsız kalmayın…

KAYNAK: www.instagram.com/bilgiotagiyoutube