Geçtiğimiz günlerde Adana Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliği, yani hepimizin bildiği kısa adıyla AESOB Başkanı Niyazi Göğer’in o son derece sert açıklamalarını okuyunca epey şaşırdım.

Niyazi Başkan, esnafın bunca derdi dururken çıkmış AK Parti Adana Milletvekili Sunay Karamık’a karşı adeta kılıçları çekmiş, verip veriştirmiş.

Neymiş efendim?

Sunay Karamık, AESOB seçimlerine müdahale etmiş. Karşı tarafa destek vermiş, onlarla birlikte hareket etmiş ama sonuçta yenilmiş!

Sözler sert, yüksek perdeden, siyasi polemik deseniz gırla gidiyor...

İyi de sayın Başkan! Allah aşkına siz siyasetçi misiniz?

Sizin temsil ettiğiniz esnafın, boyunu çoktan aşmış, dağ gibi birikmiş devasa sorunları var. Ancak sizin tek derdiniz, seçim biter bitmez iktidar partisinin bir milletvekiliyle laf dalaşına girmek, siyasi bir bilek güreşine tutuşmak.

Bakın Niyazi Başkan...

Siz sadece AESOB Başkanı sıfatını taşımıyorsunuz. Aynı zamanda Adana Özel Halk Otobüsçüleri Esnaf Odası Başkanısınız.

Eğer harcayacak fazladan bir enerjiniz, gösterecek bir celaliniz varsa; milletvekiliyle kavga etmek yerine, yıllardır çözmediğiniz, Adana sokaklarında adeta terör estiren şu özel halk otobüslerine bir el atın.

Gelin, Adanalıların her Allah’ın günü çektiği o otobüs çilesini madde madde anlatalım:

BİR: O otobüslerin hali nedir yahu? Çoğu dökülüyor, eski püskü, hurdaya dönmüş araçlar.

Adana’nın o meşhur cehennem sıcağında, bazı kendince uyanık şoförler üç kuruş mazot tasarrufu yapacak diye klima açmıyor. Onun yerine uyduruk, işe yaramaz bir fan çalıştırıyorlar. Kan ter içinde kalan yolcu, “Klimayı aç usta” diye itiraz edince de anında kaba kuvvete, hakarete başvuruyorlar.

İKİ: Şoförlerin büyük kısmındaki o nobranlık, o dayanılmaz kabalık, o kaba kuvvet sevdası...

Ücretsiz biniş hakkı var diye yaşlıları, engellileri saatlerce duraklarda bekletip araca bindirmemek neyin nesidir?

Daha da beteri, bu şehirde özel halk otobüsü şoförleri, bu vatan için evladını toprağa vermiş acılı bir şehit annesine bile terbiyesizce davranma cüretini gösterdi!

İtiraz eden ailelere fırça atılıyor, haber yapan gazetecilerle bile tartışılıyor. Kısacası her gün ayrı bir skandal, ayrı bir olay yaşanıyor.

ÜÇ: Trafik güvenliği meselesi hak getire...

Daha çok kısa bir süre önce Sarıçam İstiklal Mahallesi'nde bir özel halk otobüsü devrildi.

Cip ile çarpışan o otobüs kazasında tam 7 kişi yaralandı.

Her gün yeni bir kazaya karışıyorlar, her gün kural tanımamazlığın kitabını baştan yazıyorlar.

Bütün bu büyük problemler elbette sadece şoförlerin kaba saba tavırlarından kaynaklanmıyor.

Esnafın da canı burnunda; artan maliyetler, mazot fiyatları, astronomik yedek parça masrafları derken otobüsçü esnafı da kan ağlıyor.

Üstelik sizin omuzlarınızdaki yük sadece otobüsçülerle sınırlı değil. Siz koskoca Adana Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliği’nin başısınız.

Bugün Melekgirmez'deki tuhafiyeci, Karşıyaka'daki kebapçı, Yüreğir Karataş Sanayi Sitesi'ndeki kaportacı, Büyüksaat civarındaki bakırcı esnafı dört gözle sizden sorunlarına acil çözüm bekliyor.

Fahiş kira artışları bel bükmüş durumda. Yüksek elektrik faturaları yüzünden esnaf her gün kepenk indirme tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor.

Kredi borçları gırtlağı aşmış.

Madem bu esnafın liderisiniz, madem o yetki koltuğunda oturuyorsunuz...

Sizin asıl işiniz, iktidar partisi milletvekiliyle laf yarıştırmak mıdır, yoksa temsil ettiğiniz esnafın bu kronik sorunlarına acil çözümler üretmek midir?

Tüm Adana esnafı bu ekonomik dar boğazda çıkış yolu ararken iktidarın milletvekiline bu kadar sert sözlerle yüklenmek, temsil ettiğiniz o büyük esnaf camiasına ne kazandıracak?

İnanın bunu hiç ama hiç anlamıyorum.

Demem o ki:

Seçim bitti, o koltuğu hakkıyla kazandınız.

Artık o siyasi polemikleri, bitmek bilmeyen laf sokuşturmaları, o lüzumsuz güç gösterilerini bir kenara bırakın.

Sayın vekille kavga edeceğinize; şu hurdaya dönmüş otobüslerinizi acilen yenileyin.

Şoförlerinize iletişim, nezaket ve öfke kontrolü eğitimi verdirin.

Vatandaşla esnafı karşı karşıya getiren sorunlara neşter vurun.

Esnafın derdi boyunu aşmış durumda, Adanalının ise zerre kadar sabrı kalmadı.

Hadi Niyazi Başkan!

Siyaseti siyasetçilere bırakın. Siz kendi işinize odaklanın.