Danıştay’ın yıllar önce verdiği durdurma kararına rağmen, 21 yıl sonra belediye tarafından verilen yapı ruhsatıyla sahile adeta sıfır noktada inşaat başlatıldığını belirten vatandaşlar; “Kıyı Kanunu ayaklar altına alınıyor, hiçe sayılıyor. Sahil halkın elinden söküp alınıyor!” diyerek yetkilileri acil göreve çağırdı.

5-43

DANIŞTAY KARARINA RAĞMEN 46 KONUTLUK RUHSAT!

İnşaat sürecinin ilk olarak 2005 yılında başladığını ve o dönem mahkeme başvurarak Danıştay kararıyla çalışmayı durdurduklarını söyleyen Mavi Yunus Sitesi sakinleri, aradan geçen 21 yılın ardından aynı alanda inşaat çalışmalarının başlamasına ve temel atılması karşısında adeta şaşkına döndü. Sitenin sosyal tesis alanına ve hemen altındaki kıyı şeridine 46 konutluk kişiye özel imarlı bir proje için belediye tarafından yapı ruhsatı verildiğini ifade eden site sakinleri, 2 blok üzerine planlanan ve sahili tamamen kapatacak olan bu projenin vicdanları sızlattığını dile getirdi.

YÖKDİL/2 Adaylarına Adana Nüfus Müdürlüğü'nden Önemli Duyuru
YÖKDİL/2 Adaylarına Adana Nüfus Müdürlüğü'nden Önemli Duyuru
İçeriği Görüntüle

2-101

“İSTİNAT DUVARI YIKILDI, BİNALARDA ÇATLAKLAR OLUŞTU”

Yapılan hukuksuzluğa, kamu yararının hiçe sayılmasına ve yaşanan ciddi çevre tahribatına tepki gösteren site sakinlerinden Ali Matban, 5 Ocak Medya’ya yaptığı açıklamada çarpıcı iddialarda bulundu. Matban, “Sitemizde 46 konut ve 164 daire bulunuyor. Yaz aylarında dışarıdan gelen misafirlerimizle birlikte site nüfusu 2 bini buluyor. Sahil yolumuzu adeta tarumar ettiler. Her yerde moloz ve taş yığınları var. Sahile, denize neredeyse sıfır mesafede iki blok bina yapılır mı hiç? Kıyı Kanunu’na göre en az 50 metre olması gereken imar çekme mesafesi, burada 10-15 metreye kadar düşürülmüş durumda. Bu izni kim ya da kimler verdi? Hangi gerekçeyle imzalandı aklımız almıyor” dedi.

“DANIŞTAY KARARINA RAĞMEN İNŞAATA NASIL MÜSAADE EDİLİYOR?”

Mavi Yunus Sitesi’nin Karataş’ın en güzel, en nezih tatil sitesi olduğunu sözlerine ekleyen Ali Matban, “Sitemize ait spor alanlarını, sahile inen merdivenleri yıktılar. Duş ve tuvalet alanlarımızı kullanılamaz hale getirdiler. En korkutucu ve tehlikeli olanı ise, sitemizin sahile bakan binamızın istinat duvarını yıktılar! Şu an oturma ve gezme alanlarımızda ciddi yarıklar, derin çatlaklar meydana geldi. Her yer beton bloklar ve moloz yığınlarıyla dolu. Bırakın denizde yüzmeyi, sahilde yürümek dahi imkânsız hale geldi. Danıştay kararına rağmen bu inşaata nasıl müsaade ediliyor? Anlamış değiliz” diye konuştu.

4-52

“CİMER YAZISI SÜMEN ALTI EDİLİYOR!”

Türkiye’de eşine az rastlanır bir sahil işgali ve çevre skandalıyla karşı karşıya olduklarını vurgulayan Matban, CİMER’e yaptıkları başvurulara ve bürokratik engellere dikkat çekti. CİMER’den gelen resmi cevapta inşaatın durdurulduğunun açıkça belirtilmesine rağmen, fiiliyatta iş makinelerinin çalışmaya devam ettiğini iddia eden Ali Matban, sözlerini şöyle noktaladı, “CİMER’in 'inşaat durduruldu' yazısına ve açık Danıştay kararına rağmen belediye bu durumu adeta sümen altı ediyor. Ancak Adana’da devletin varlığını ve adaletini hissettirecek başka mekanizmalar da var. Buradan Adana Valiliği’ne, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne açıkça çağrıda bulunuyoruz. Sahili vatandaşın elinden alan bu gayriyasal yapılaşmaya bir an önce 'dur' deyin! Sayın Valimizin Karataş sahilindeki bu feryadı ve hukuksuzluğu da mutlaka göreceğine, hem binalarımızın güvenliğini riske atan, hem de sahili kapatan bu talana geçit vermeyeceğine yürekten inanıyoruz.”

Kaynak: HABER MERKEZİ