Dr. Sefer Humar, altının uzun vadede varlık koruma aracı olarak gücünü koruduğunu ancak altının sürekli değer kazanacağı yönündeki genel kanının yanıltıcı olduğunu belirtti. Piyasada şu an hem destekleyici hem de baskılayıcı unsurların bir arada çalıştığını belirten uzman isim, bu durumu otomobil kullanırken hem gaza hem frene aynı anda basmaya benzetti.
Yatırımcıların bu süreçte özellikle Amerika Birleşik Devletleri tahvil faizlerini yakından takip etmesi gerekiyor. Zira on ve otuz yıllık tahvil faizlerinin yüksek kalması, yatırımcıyı risksiz getiriye yönelterek altını baskılıyor. Bununla birlikte dolar endeksinin küresel çapta güçlenmesi de altının yükseliş alanını daraltan bir diğer faktör olarak öne çıkıyor. Ayrıca Amerikan Merkez Bankası yetkililerinin faiz politikasına dair vereceği sinyaller doğrudan fiyatlamaları belirlerken, küresel boyuttaki kriz ve belirsizlikler ise güvenli liman talebini artırarak altını desteklemeye devam ediyor.
Gram Altında Beklenen Rakamlar ve Alım Fırsatları
Gram altının 6.200 TL seviyelerindeki güncel seyrini değerlendiren Humar, piyasaların mevcut beklentileri halihazırda fiyatladığını düşünüyor. Yüksek tahvil faizleri ve güçlü doların yarattığı baskıyla birlikte kısa vadede kar satışlarının görülmesi şaşırtıcı olmayacak. Fiyatların kademeli olarak 5.500 TL ve altına inmesi senaryosu, uzun vadeli düşünen yatırımcılar için oldukça sağlıklı bir alım maliyeti fırsatı yaratabilir. Diğer yandan, piyasaları sarsacak beklenmedik bir jeopolitik kriz veya para politikası değişimi yaşanmadığı sürece, kısa vadede 7.000 TL'nin çok üzerindeki rakamların kalıcı olması pek kolay görünmüyor.
Döviz Kurlarında Yıl Sonu Tablosu
Döviz piyasalarındaki son duruma da değinen Dr. Humar, doların 47,43 TL, euronun ise 54,50 TL civarındaki seyrini hatırlattı. Japonya Merkez Bankası'nın faizleri yüzde 1 seviyesinde tutarak gevşek para politikasına devam etmesinin küresel ölçekte dolar talebini desteklediğini aktardı. ABD enflasyon ve büyüme verileri ile Fed'in atacağı adımların kur üzerinde belirleyici olacağını ifade eden Humar, yıl sonuna kadar döviz kurlarında kontrol dışı ve sert sıçramalar beklemediğini, hareketlerin daha ılımlı kalacağını öngörüyor.
Sermayeyi Korumak İçin Stratejik Hamleler
Piyasalarda sadece anlık gelişmeleri okuyarak işlem yapmanın büyük riskler taşıdığına dikkat çeken uzman, fırsatı kaçırma korkusu ile hareket eden yatırımcıların kazanç yerine stres elde edeceğini vurguladı. Yatırım sürecini tohum eken bir çiftçinin sabrına benzeten Humar, varlıkların tek bir noktaya toplanmaması gerektiğini belirtti.
Bir milyon liralık bir sermayenin tamamını tek bir yatırım aracına bağlamak, yaşanacak yüzde onluk bir düşüşte doğrudan yüz bin lira zarara yol açacaktır. Humar, bu durumu uzun bir yolculuğa çıkarken eldeki tüm suyu tek bir şişeye doldurmaya benzetiyor. Şişe kırıldığında tüm su kaybedilmiş olacağı için; altın, döviz ve Türk Lirası faizli enstrümanlar arasında mantıklı bir dağılım yapmak, riskleri minimize etmenin en geçerli yoludur. Finansal başarının sırrı sadece kar etmek değil, aynı zamanda eldeki serveti doğru yöneterek koruyabilmektir.




