Hayat ellerimizden sevdiklerimizi almadan önce; onların kıymetini bilelim.

Neden mi?

İşte nedeni…

80 yaşındayım ve geçen yıl, 78 yaşında ölen eşime son nefesini vermeye yakın, “Var mı bir isteğin?” diye sorduğumda;

 

Kedilerden nefret eden bana dedi ki; “Lütfen kedimize iyi bak…”

 

Evimizdeki kedinin eşimin değil ikimizin de kedisi olduğunu, evladımız olduğunu daha yeni anlayabildim.. Meğer bir kedide eşimin kokusunu, sevgisini, şefkatini duyumsayabiliyormuşum ben…

 

***

Bugün 80’inci doğum günüm ve eşime bir mektup yazdım: Bir özür, bir vefa, bir veda mektubu belki de.

 

Eşim, herkesi can bildiği, yüreği herkese açık olduğu için, bu mektubu sizinle paylaşmamı isterdi diye düşünüyorum.

Canım, düğünümüzü anımsıyorum…

Davetliler arasında olmayan çingene çocuklar, sahneye çıkıp bizimle dans ettiklerinde çok kızmıştım ve sen bana demiştin ki;

“Ah, ne güzel bir düğün bu, çocuklar ne güzel dans ediyorlar…”

“Bana bisiklet alır mısın?” demiştin 30’uncu yaş gününde.

“Elalem ne der, hem ayıp bu yaşında bisiklete binmen!” diye bağırmıştım.

Ağlamıştın ve ben gözyaşlarını görmezden gelmiştim.

İki ay önce, ilk kez bisiklete bindim ve kapımızın önünde bir bisiklet var şimdi…

Çocuğumuz olmadı ve kontrollerde bununla ilgili sağlık sorununun benden kaynaklandığı anlaşıldı. Beni bir kez olsun incitmedin ve dedin ki;

“Yetiştirme yurdundan bir çocuğumuz olsun, o çocuk ikimizin de CAN`ı olsun…”

Seninle günlerce konuşmamıştım…

***

Ağrılı hastalıklarında bile gülümseyendin sen; bense, nezle olduğumda bile suratını asan, yorgan döşek yattığım zamanlarda çorba pişirememeyi sana hiç dert etmedim…

40’ı yaşlardaydık, bir Anneler Günü’nde dedin ki; “Annemi çok özlüyorum…”

Daha çocukken yitirmişsin anneni ve verdiğim cevaptan bu yaşımda utanabildim daha!

 

“Mekânı cennet olsun…”

 

Sana sımsıkı sarılamamak öyle acıtıyor ki şimdi içimi…

 

“Canım gökyüzü yıldız dolu, gelsene” diye beni balkona çağırmıştın, ben futbol maçı seyrederken;

 

“Asıl yıldızlar bizim takımda; vursana be, puu!” diye bağrışımı ve “senin yüzünden golü kaçırdık!” deyişimi anımsadım.

 

Seni çok yalnız bıraktım ben!

 

Alıntıdır…

 

80 yaşındaki yaşlı adamın, kaybettiği eşi için kaleme aldığı duygu dolu mektuba, ikinci bölümde kaldığımız yerden devam edeceğiz…