Ne istediğini bilen kadınlar, ne istediğini bilen fakat bunu söylemeyen kadınlar, ne istediğini bilmeyen kadınlar… Bu mesele uzar da gider. Kadınlar için küçük şeylerin inanılmaz önemi vardır. Bunları gerçekleştirirseniz, her şey iyiye gitmeye başlar. Bu laf biz erkeklere; Sadece ben değil, koskoca bilim insanları bile hala çözememiş ‘Kadınlar ne ister?’ diye. Bu konuda yorum yapmak veya çözüm yolu aramak benim ne haddime!
En basit örnekle; yakınınızda diyet yapan bir kadın varsa aman dikkat! Bırakın günleri; saatleri, hatta dakikaları birbirine tutmayan bir kadının ne yapacağı hiç belli olmuyor. Üstelik diyet yapmaya yeni başlayan kadınlardan siz, siz olun uzak durun! Vicdanlı, merhametli, yufka yürekli annelerimizin, kız kardeşlerimizin, eşlerimizin içinden birden canavar çıkabilir. Bu zorlu süreçlerde sanki biz erkeklerin suçu varmış gibi afralar-tafralar, trip atmalar, laf sokmalar havada uçuşur.
***
Söz konusu dikkat çekmek, göründüğünden biraz daha güzel olmak ise kadınların önüne kimse geçemez.
Bununla ilgili siz değerli okurlarımız için küçük bir araştırma yaptım. Şimdi, ‘Nerden çıktı bu, sanki başka derdimiz mi yok?’diyebilirsiz. Ama biraz tebessüm edip şaşırmaya, garip ama yaşanmış gerçek olayları bilmeye ihtiyacınız vardır diye düşündüm. Bu konuda bana güvenebilirsiniz. Tüm bildiklerinizi unutun… Bakın tarihte güzellik uğruna kadınlar neler yapmış.
***
İŞTE TARİHİN EN GÜZEL 10 KADINININ KORKUTUCU GÜZELLİK SIRLARI…
İMPARATORİÇE ELİSABETH…
‘HAM DANA ETİNDEN YÜZ MASKESİ’
Avusturya İmparatoriçesi Elisabeth, 19. yüzyılda yeryüzündeki en güzel kadın olarak gösteriliyordu. Kusursuz cildiyle ve ayakuçlarına kadar uzanan kestane rengi saçlarıyla Avrupa’da oldukça ünlüydü. Güzel ama sorunlu Elisabeth, tuhaf davranışlarıyla tanınan bir hanedandan geliyordu. Cildini güzel tutmak için ellerini, yüzünü ve boynunu ılık zeytin yağ ile yıkardı. Kendine özel hazırlanan çiğ dana eti ile yüzünü tamamen kaplayan maskesi güzelliğinin sırrıydı.
O yıllarda kadınlarda ince bel takıntısı yaygındı. Kadınlar sürekli bellerini kavrayan çok sıkı korseler kullanırdı. Elisabeth çok az yemek yemeyi tercih ettiğinden, belinin inceliğiyle nam salmıştı. Buna rağmen her gün korse kullanırdı. Söylentilere göre saçlarını ayırmak için kullandığı kurdelesini baş ağrısına neden olacak kadar sıkı bağlarmış.
KLEOPATRA…
‘EŞEK SÜTÜ BANYOSU…’
Kraliçe Kleopatra… Yaşayan en güçlü imparatoriçe. Erkeklerin kalbini kazanacak kadar göz alıcı bir ihtişama sahipti. Kleopatra’nın en bilinen özelliği, güzelliği ve bakımı için kendine has yöntemleri olmasıydı. Kleopatra bu doğal bakım rutinini lüks yaşamıyla da birleştirerek eşek sütüyle banyo yapıyordu. Hizmetçilerinin sağladığı eşek sütünü küvete doldurtur ve saatlerce süt banyosu yapardı.
NEFERTİTİ…
‘AŞIRI YOĞUN MAKYAJ…’
Mısır Kraliçesi Nefertiti o kadar güzelmiş ki, 20. yüzyılın başlarında Antik Tarih Kazısı sırasında bulunan meşhur büstü uluslararası alanda beğeni kazanmıştır. Şaşırtıcı olmayan ise güzelliği için harcadığı emekti. Cesedinin makyajlı gömüldüğünden yola çıkarak güzellik sırlarını az-çok tahmin edebiliyoruz. Nefertiti büstünde olduğu gibi kafasını bir perukla kapatır ve gözlerini Kohi adında bir boyayla boyardı. Eski Mısır’da kullanılan Kohi siyah kurşundan elde edilen bir boyadır. Krallar Vadisi’nde bulunan cesedinde bile aşırı yoğun şekilde bu maddelere rastlanmıştır.
KRALİÇE I. ELİSABETH…
‘CİLDİ KURŞUNLA KAPLAMA…’
Kraliçe Elisabeth’in resmine göz attığımızda en çok merak uyandıran şeyin yüzünün neden bu denli beyaz olduğudur. Neden sorusunun cevabı, beyaz yüz o zamanlarda bir güzellik akımıymış. O dönemlerde beyaz yüz eğilimi zenginlik ve güzelliğin sembolüyken, bronzluk düşük seviyede sosyal bir sınıf demekmiş. Bu görümünü elde etmek için zehirli ve deride ciddi hasarlara neden olabilen kurşun kullanıyordu. Cildini kurşunla kaplar ve bu şekilde cilt tonunu açacağı inanılırdı. Bu yöntem baş ağrısı, saç dökülmesi, mide sorunları, diş çürümesi, hatta felç olmaya kadar büyük tehlikeler taşımaktaydı. (Devam Edecek…)
KAYNAK: www.instagram.com/bilgidamlasiyoutube