Sözlükte yaklaşmak, Allah’a yakınlaşmaya vesile olan şey anlamına gelen Kurban, dini bir terim olarak ibadet maksadıyla belirli şartları taşıyan hayvanı, kurban bayramı günlerinde usulüne uygun olarak kesmeyi ve bu amaçla kesilen hayvanı ifade eder. Kurban ibadeti, İslam toplumlarının şiarı sayılan ibadetlerden biri olarak asırlardan beri devam etmektedir. Ayrıca kurban, bir Müslüman’ın gerektiğinde bütün varlığını Allah yolunda feda etmeye hazır olduğunun bir nişanesidir.

Bildiğiniz üzere 3 gün sonra Mübarek Kurban Bayramı… Bu hafta, Kurban Bayramı olması münasebetiyle Kurban nedir, kurban tarifi, kurban kesme zamanı, kurbanı kim kesmeli, kurban nasıl kesilir? gibi dini bilgiler ışığında hazırlamış olduğum araştırma yazısını siz değerli okurlarımızla paylaşmak istedim.

***

İşte İslam’da Kurban…

KURBAN TARİFİ: Hususi bir hayvanı, belirli bir vakitte (Kurban Bayramı günlerinde) Allah’a yaklaşmak niyetiyle boğazlamaktır. Kurban kesmek, zekât ve bayram namazları gibi hicretin ikinci senesinde meşru kılınmış, meşruiyeti kitap, sünnet ve icma ile sabit olmuştur. Kitaptan meşruiyetin delili, Yüce Allah’ın “Rabbin için salayı ikame et ve kurban kesiver. (Kevser Suresi, 2. ayet) emridir.

Sünnetten meşruiyetinin delili bir takım hadiselerdir ki, bir tanesinde Hz. Aişe’den şöyle rivayet edilmiştir:

“Ademoğlu, Kurban Bayramı gününde kan akıtmaktan daha sevimli bir işle Yüce Allah’a yaklaşabilmiş değildir. Kişinin, kanını akıttığı hayvan kıyamet günü boynuzları ve kılları ile gelecektir. Akan kan yere düşmeden evvel yüksek bir makama ulaşır. O bakımdan gönül hoşluğu ile kurbanlarınızı kesiniz.”

KURBAN KESME ZAMANI: Berâ b. Âzîb (R.A.)’den şöyle dediği rivayet edilmiştir: Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz, kurban bayramında bize hitabette bulunarak:

“Sizden hiçbiriniz, bayram namazı kılınmadan önce kurban kesmesin,” buyurdu.

Bayramın birinci günü fecrin doğuşu ile başlar. Ancak şehirde oturanlar bayram namazı kılınmadan evvel kurban kesemezler: Bunu Peygamber Efendimiz (sas) şöyle beyan buyurmuştur:
“Namazdan evvel kurbanı kesen yeniden kurban kessin. Namazdan sonra kesen ise, kurban ibadetini tamamlamış ve Müslümanların sünnetine isabet etmiştir.” [16]

Kurban ancak eyyâm-ı nahr denilen kurban bayramının ilk üç gününde kesilir. Bu günler Zilhicce ayının 10., 11. ve 12. günleridir. Birinci gün kesmek daha iyidir: Hz. Ömer, Hz. Ali, İbn Abbâs, İbn. Ömer, Enes ve Ebû Hüreyre (r. anhum) nin şöyle dedikleri rivayet olunur; ‘kurban kesme günleri üçtür. En faziletlisi de birincisidir.’

Kurbanların gündüzleri kesilmesi daha uygundur. Kurbanı geceleyin kesmek tenzihen mekruhtur. Bir özür sebebiyle bayram namazına gidemeyen kimse, namaz kılacak kadar bir vaktin geçmesinden sonra kurbanını kesebilir. Diğer kurbanlarda ise herhangi bir vakit söz konusu değildir.

Kesim vakti geçer de, kişi henüz kurban kesmemişse: Fakir biri olduğu halde kurbanlık satın almışsa, o hayvanı canlı halde sadaka olarak verir. Eğer fakir kurban almamışsa, kurban hükmü zamanı geçtiğinden düşmüş olur. Çünkü fakirin kurban kesmesi vâcib değildir.
Zengin ise; ister bir kurban satın almış olsun, ister almamış olsun; parasını sadaka olarak verir: Çünkü onun kurban kesmesi vâcibdir. Kurbanda ibadet vakti geçince, mes’ûliyetten kurtulmak için, kurban parasını sadaka olarak verir. Nitekim Cuma Namazı ve oruç bahislerinde demiştik ki; Cuma Namazını vaktinde kılamayan bir kimse onun yerine öğlen namazını kılar. Oruç tutamayan bir kimse de fidye verir ki, mes’ûliyetten kurtulsun.

Kurban edilebilecek hayvanlar, yaş şartı ve ortak sayısı: Kurban; koyun, keçi, sığır, manda ve deveden olur. Koyun ve keçinin bir yaşını (Koyunun altı ayı geçmiş, kuzusu eğer koyun kadar gösterişli olmuşsa kurban olur), sığır ve mandanın iki, devenin de beş yaşını doldurmuş olması şarttır. Bunlardan koyun ve keçi sadece bir kişi için kurban kesilebilirken, sığır, manda ve deve bir kişiden yedi kişiye kadar ortak kesilebilir. Ancak, ortakların hepsinin udhiyye, hedy, adak, akika kurbanı gibi kurban niyetinde olmaları şarttır. (Devam Edecek…)

Yararlanılan Kaynaklar:

Çeşitli Fıkıh ve ilmihal Kitapları

DİB, Din İşleri Yüksek Kurulu Kararları

Buharî, Müslim ve Neseî

Buhari, Müslim, Neseî ve Ahmed

Abdullah b. Mahmûd b. Mevdûd el- Mavsılî, El-İhtiyar Li-Ta’lîlî’l-Muhtar, Ümit Yayınları: 4/230-233