Şansa inanır mısınız? Ya da soruyu daha farklı bir şekilde sorayım; Şans kavramını nasıl tanımlarsınız?

Sizce çok korkunç bir kaza geçirip bir şekilde hayatta kalmak çok şanslı olduğunuz anlamına mı gelir, yoksa çok şanssız mı?

Büyük ikramiyeyi tutturup milyoner olduktan sonra başınıza peş peşe belalar gelmesi şansla mı açıklanır, yoksa talihsizlikle mi?

Şans gerçekten de kişiye ve duruma göre farklı yorumlanabilen ilginç bir kavram.

Bugün sizlerle paylaşacağım kişiler de insanın oturup şans kavramını yeniden düşünmesine neden olacak kadar ilginç hayatlara sahipler.

Muhtemelen sizin de etrafınızda hep başına gelen talihsizliklere isyan eden ya da ekstra hiçbir çaba göstermediği halde işleri hep yolunda giden kişiler vardır. Genellikle gündelik hayatın bir cilvesi olarak gördüğümüz bu durumun boyutları, bazı insanların yaşamını tümden değiştirecek kadar ciddi noktalara gelebiliyor. Aşağıda yer alan isimler de şans kavramını o kadar uç noktalarda yaşamış ki, insanın aklına “Kadere bak!” demekten başka bir şey gelmiyor. Gelin, sözünü ettiğim kişilerin hayatlarına daha yakından göz atalım. Ardından, onların yaşadıkları bu ilginç tecrübeleri şansla ya da şanssızlıkla mı, yoksa yalnızca kaderle mi açıklayacağımıza siz karar verin.

***

İşte, dünyanın hem en şanssız, hem de en şanslı insanları…

8- Joan Murray…

Amerika’nın Kuzey Carolina eyaletinde banka müdürü olan Joan Murray, aynı zamanda bir paraşütle atlama sporcusu. Geçirdiği korkunç kaza öncesinde de defalarca deneme atlayışlarını sorunsuz bir şekilde gerçekleştirmiş. Ancak 25 Eylül 1999 tarihinde 4 bin 400 metreden yaptığı serbest paraşütle atlama sırasında, en korkulan şey olmuş:; Murray’in ana paraşütü açılmamış ve aşağı doğru süratle düşerken yedek paraşütünü çakılmasına ancak 700 metre kala açabilmiş. Haliyle yedek paraşüt de hiçbir işlev gösterememiş ve Murray saatte yaklaşık 128 kilometre hızla yere çakılmış.

Bir insanın sağ kurtulma olasılığının çok düşük olduğu bu kaza anında, Murray’in kalbi durmuş. Ancak şansa bakın ki, yere çakıldığı noktada ateş karıncalarının oluşturduğu büyük bir koloninin yuvaları varmış. Murray’in bir anda kolonilerinin üzerine düşmesi sonucunda anında saldırı alarmına geçen yüzlerce karınca, talihsiz kadının bedenini ısırmaya başlamış. İşte, Murray hayatta kalabilmesini tam da buna borçlu. Çünkü bir anda yüzlerce karınca tarafından ısırılması sonucunda vücudu yüksek dozda adrenalin salgılamış ve bu sayede kalbi yeniden çalışmış. Kurtarma ekiplerinin ağır yaralı bulduğu Murray, iki hafta komada kalarak çok sayıda ameliyat geçirmiş. Nihayetinde sağlığına yeniden kavuşmuş ve hatta kazadan iki yıl sonra atlayışlarına kaldığı yerden devam etmiş.

***

7- Roy Sullivan…

Başlarken sorduğum soruyu tekrarlayım: Bir insanın hayatı boyunca yalnızca bir kez yaşama ihtimali bile çok düşük olan bir kazayı defalarca kez yaşasanız, ancak bu kazaların hepsinden bir şekilde sağ çıkmayı başarsanız; kendinizi şanslı mı sayardınız, yoksa şanssız mı?

Roy Sullivan’ın hikâyesi, bu sorunun cevabını vermeyi zorlaştıran cinsten. Bir insana hayatında bir kez yıldırım çarpma olasılığı 600 binde bir olarak hesaplanmış. Roy Sullivan’ın üzerine hayatının farklı dönemlerinde toplam yedi kez yıldırım düşmüş. Hatta bu sebeple Guinness Rekorlar Kitabı’na bile girmiş.

Bu akıl almaz olaylar zinciri, 1942 yılında, Sullivan’ın Shenandon Ulusal Parkı’nda bekçi olarak çalıştığı dönemde başlamış. Şiddetli bir fırtına esnasında, Sullivan’ın bekçi kulübesine yıldırım düşmüş. Talihsiz adam güç bela kendisini yanan kulübeden dışarı atmış ama ikinci yıldırım da doğrudan üzerine isabet etmiş. Ayağından yaralandığı bu kazadan tam 27 yıl sonra, kamyonetiyle yolda giderken bir yıldırım da aracının tam yanına düşmüş. Bu esnada bayılan Sullivan, aracının bir ağaca çarparak durması sonucunda hayatta kalmış. Ancak kaşları ve kirpikleri yanmış.

1970’te ulusal parkın yakınındaki bir güç transformatörüne düşen yıldırım, sekerek Sullivan’ın omzuna denk gelmiş. 1972’de ve 1973’te yine ulusal parktayken üzerine iki farklı yıldırım daha isabet etmiş ve iki defasında da yaralanmış. Haliyle artık seçilmiş kişi olduğuna inanıp fırtınalı havalarda dışarı çıkmamaya ve yanında sürekli su taşımaya başlamış. Ancak 1976 yılında hava aniden bozunca yine üzerine yıldırım düşmesinden kurtulamamış. 1977’de balık tuttuğu sırada başına isabet eden yedinci yıldırım, saçlarının tümüyle yanmasına ve ciddi derecede yaralanmasına sebep olmuş. Bu akıl almaz kazaların sonucunda hayatta kalmayı başaran talihsiz adam, 71 yaşındayken karşılıksız aşk nedeniyle intihar ederek yaşamına son vermiş. (Devam Edecek..)