Ben niye 15-20 yıl öncesine gidiyorum ki?

Bu yılın başına döndüm.

Yine hiçbir şey değişmemiş

İşte size gazeteniz 5 Ocak’ta , bu yılın başında yayınlanan bir yazı.

23 Ocak 2017

***

2016 nasıl geçti?

2017’de bizi neler bekliyor?

Şimdi “moda yorum” bu.

Siyaseti genellikle “bir güç savaşı” olarak gördüğümüz için, her yeni harekette bir “oy hesabı” içerisinde giriyoruz.

Bu da; yönetenlerin zaman zaman ihtiyaç duyduğu “cesur, ekonomik kararlar” almalarını engelliyor.

Rasyonel yaklaşımlar gerektiren sorunlara kısa ve geçici çözümlerle çareler arıyoruz.

Uzun yıllardır Dünya piyasalarındayız.

Bize gelen yabancı sermayeler var.

Dolarla oynamaya alıştık.

Ama hala, onu yerinde tutamıyoruz.

İstediği gibi oynuyor Türk Lirası ile.

Daha açıkçası Tl’yi ezip geçiyor.

Dünya’nın zayıf ekonomileri ile aynı çıtalarda yarışıyoruz.

Yastık altları ile hangi ülke refaha ulaşmış ve yabancı paraların karşısında, ulusal parasının düşüşünü önlemiş de biz önleyelim.

Amerika’nın yeni başkanı Trump ve Merkez Bankası FED’in, faizleri indirmesine bel bağladık.

Ama umduğumuz dağlara kar yağdı.

Şöyle bir bakarsan “halkın beklediği” çok şey de değil.

İş, aş, huzur ve geleceğe güven istiyor.

Dolarla iş yapanlar ve yurt dışında çocuk okutanlar yeşil (dolar)ın hızlı yükselişi karşısında her gün kahroluyorlar.

Dış siyaset bilimcileri Türkiye’nin “büyük devlet olma” iddiasına “kaynakları yeterli değil” diye karşılık veriyorlar (Rus siyaset bilimcisi Vladimir Avatkov gibi)

Ben bunun aksini düşünüyorum.

“Kaynaklarımız var ama , yeterli ve verimli kullanamıyoruz” diyorum.

Mehmet Şimşek gibi bir değere rağmen, mali disipline sadık kalamıyoruz.

Devletimiz de ferdimiz de savurgan.

Avrupa Birliği ile ilişkilerimizi, bir türlü düzeltemiyoruz.

Petrol fiyatları düştükçe, biz ürünlerine zam yapıyoruz.

Tabi yükselince de.

Çünkü; hep, toplaması kolay olan “dolaylı vergiler”e yapışıp kaldık.

Arabası olan “orta tabaka” zorlandı.

Bir kısmı “alt kümeye” düştü.

Amerika ile dostmuyuz, müttefikmiyiz 2016’da da anlayamadık.

Amerika’nın yeni başkanı Trump’ın, demeç aralarından aldığımız mesajlarla “Fetullah Gülen’in iadesi” umudunu 2017’ye taşıdık.

Dolar’ın insafa gelmesi ve yükselişini durdurması için ”Cuma Namazlarında” dua etmeye başlamamız yakındır.

2016’ya girerken beslediğimiz umutların, nerede ise tamamını 2017’ye taşıdık.

Terör mü?

Sahi, bir de o var.

Hay Allah!

Artık doğal gibi gelmeye başladığından onu unutuyordum az daha.

Türk Turizmi’nin gördüğü zararlardan toparlanması “4-5 yılı bulur” diyorlar.

Biz beklemeye alıştık be birader.

Onu da bekleriz.

Valla bekleriz.

Siz “birkaç ayda dolar düşer” deyin, biz bırakın birkaç ay’ı birkaç yıl daha bekleriz.

Bekleriz be annem.

Çünkü büyüklerimizden öğrendik “Vatan söz konusu olunca gerisi teferruattır”

***

Seneye de aynı yazıyı yayınlarım herhalde.

Çünkü zaman denen şey, ülkemizde beklentilerimizin hiç birini değiştirmiyor.

Dönme dolap gibi…