Cadde, sokak, çarşı-pazar demeden her yerde karşımıza çıkan ve insanları iki cümleyle kandıran dilenciler, Adana’nın her yerinde.
Yasal olarak bunlara bir yaptırım yok. ‘Bir daha sakın yapma, yoksa!..’ Diyecek caydırıcı ceza yok. Yetkililerin yaptığı en caydırıcı ceza ise; toplamış oldukları paralara el koymak. Sonra serbest bırakılarak salınıyor ve kaldığı yerden dilenmeye devam ediyorlar. Serbest kalan dilenci de, ‘Haydan geldi huya gitti. Nasıl olsa o parayı yine toplarım’ diyor.
Ayrıca, el konulan paralar kime gidiyor, kimlerin cebine giriyor o da başka bir konu olsa gerek.
Neyse, ilk bölümde söylediğim üzere; insanları kandıran bu şahıslar gün geçtikçe çoğalıyor, bir çığ gibi büyüyorlar. Tam da ‘Çağımızın mesleği!’ Hani insan şöyle içinden geçirmiyor da değil; ‘Gel de çalış!’
Yorulmuyorlar! Uğraşmıyorlar! Mesai kavramları yok! Kim istemez ki kolay para kazanmayı. İşte karşınızda en güzel kolay para kazanma yolu; Dilencilik…
Bir de; dilendirilmek üzere yalınayak sokağa salınan, üst baş kir pas içinde çocuklarımız da var elbet. Onlar da köşe-bucak her yerde karşımıza çıkıyor. Okul yaşlarında, küçücük çocuklar tıpkı büyükleri gibi şimdiden bu kolay mesleğe adım atıyor. O yavrucakları dışarı salan büyüklerine mi kızsam, ülkemizin düştüğü duruma mı bilemedim.
***
Geçtiğimiz gün sitemize düşen bir haber aslında konunun tam da özeti.
Haber şöyle;
Dilencinin yarım günlük mesaisi: Üzerinden 2 bin 110 lira çıktı. Hey maşallah!
Adana’da vatandaşların dini duygularını sömürüp para kazanan dilencinin cebinden 2 bin 110 lira para çıktı. Dilencinin yarım günde yaptığı hasılat, zabıta ekiplerini bile şaşkına çevirdi.
Nasıl şaşırmasınlar? Dilencinin 2-3 saatte topladığı paraya bakar mısınız?
Başka bir örnek daha;
Birazdan okuyacaklarınıza hazır olun. Yok artık diyeceğiniz bir dilencilik sanatı daha.
Bu sefer ki durağımız Bursa.
Büyükşehir Belediyesi Zabıta Amirliği ekipleri, Osmangazi ilçesinde uygulama yaptı. Zabıta ekipleri, çöp konteynerin yanındaki ekmekleri yiyerek dilenen yaşlı kadından şüphelendi. Mobil ekip aracına alınarak zabıta merkezine getirilen yaşlı kadının üzerinden 26 bin 300 lira nakit para ile marketlerde kullanılan 2 bin lira değerinde hediye çeki çıktı. Üzerinden çıkan para ve kartlara el konulurken kadına idari para cezası kesildi.
Evet yanlış okumadınız, dilenci kadının cebinden tam 26 bin 300 lira ve 2 bin liralık market alışveriş çeki çıkmış. Vay be!
***
Hızımı alamadım… Bir örnek de Yalova’dan;
Yalova Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri tarafından yakalanan dilencinin üzerinden servet çıktı. Dilencinin paraları say, say bitmedi. Zabıta ekipleri tarafından bir parkta kıskıvrak yakalanan erkek dilencinin cebinden 12 bin lira çıktı!
Hatta;
Antalya'da ‘Sosyal Deney’ çekmek için dilenci kılığına giren iktisat öğrencisi iki genç, deneyi çektikten sonra üniversiteyi bırakıp dilenci olmaya karar verdiler...
Hadi buyrun… Buna ne dersiniz?
Daha birçok örnek verebilirim. Lakin sizleri daha fazla sinirlendirmek istemem. Ben yazdıkça çok sinirlendim!
Türk milleti vicdanlıdır. Türk milleti merhametlidir. Türk milleti yardım sever. Türk milleti duygusaldır. Evet öyleyiz...
Ama bizden çok, çok zengin olan, servetine servet katan ahlaksız din sömürücülerin önüne neden geçilemiyor? Neden hala ellerini, kollarını sallayarak her yerde karşımıza çıkıyorlar?
Sayın yetkililer; bu alçak, yüzsüz dilenci tayfasına nasıl oluyor da hala müsaade ediyorsunuz? Anlamıyorum...
Ey merhametli yurdum insanı; İnanmayın, kanmayın, aldanmayın artık!