Afganistan savaşından kaçan mülteciler, bu şekilde Pakistan’da kalmanın yollarını arıyordu. Sharbat soyadını değiştirince, Pakistan hükümeti oturma izni sahteciliğini gerekçe göstererek soruşturma başlattı

Sharbat Gula’nın hayatı zorluklarla doluydu, bunlardan birini de 2014 yılında yaşadı. Sharbat, Nisan 2014’de Pakistan kimlik kartı için başvuru yaptı. İsmini ise Sharbat Bibi olarak kullanmıştı. Afganistan savaşından kaçan mülteciler, bu şekilde Pakistan’da kalmanın yollarını arıyordu. Sharbat soyadını değiştirince, Pakistan hükümeti oturma izni sahteciliğini gerekçe göstererek soruşturma başlattı. Devlet, yaptığı operasyonlarda 60 binden fazla sahte kimlik kartı ele geçirdi, onlardan biri de Sharbat’a aitti. Sharbat bunun üzerine Pakistan emniyet birimleri tarafından tutuklandı, onun suçlu olduğuna karar verildi ve 14 yıl hapsi istendi. Bunun üzerine Afganistan hükümeti, Pakistan’a hoşgörü çağrısında bulundu. Sharbat’ın çocukları vardı ve hepsi Hepatit C hastasıydı, kocası da bu hastalıktan vefat etmişti. Bu yüzden çocuklarının bakıma ihtiyacı vardı. En büyük itirazlardan biri de elbette Steve’den geldi.

***

Steve McCurry, ona olan desteğini dünyaya şu sözlerle duyurdu; “Ona ve ailesine hukuki ve ekonomik destek sağlamak için ne gerekiyorsa yapacağım. Yetkililerin bu eylemine, mümkün olan en güçlü şekilde itiraz ediyorum. O, bütün hayatı boyunca acı çekti ve bu gözaltı insan haklarının korkunç bir şekilde ihlali anlamına geliyor.“

Sharbat’ın tek istediği şey ise, çocukları için hayatta kalabilmekti. Tüm bu itirazlardan sonra Pakistan devleti devreye girdi ve İçişleri Bakanı şu konuşmayı yaptı; “Sanırım bu davayı hem onun kadın olması, hem de insani bir acı barındırması sebebiyle yeniden incelemem gerekecek.” Durumu tekrar değerlendiren bakan, Sharbat için kefalet istedi. Ancak yine de söz konusu suçlamaların düşmeyeceğini söylüyordu. Bakan durumu şöyle açıkladı; “Eğer onun hakkındaki suçlamaları düşürürsek ve onu sınır dışı edersek, ona sahte kimlik kartı veren yetkililer hakkındaki davayı da düşürmemiz gerekir. Ama burada asıl suçlu onlar ve ben onların bu işten yakalarını kurtarmalarını istemiyorum.”

Bu soruşturma 2 yıl sürdü. Sharbat’ın cezası itirazlardan sonra 15 gün hapis ve 110 bin Rupi para cezasına çevrildi. 15 günlük cezasının tamamını Peşaver’de tedavi gördüğü bir hastanede gözetim altında geçirdi. Cezasını tamamladıktan sonra zorlu şartlar altında Afganistan’a geri döndü. Ülkesine dönüşü ise çok şaşalı olmuştu. Afganistan Cumhurbaşkanı bizzat sarayında karşıladı Sharbat’ı, üstelik bir de ev hediye etti ona. Sharbat, Pakistan’ın en ünlü mültecisi, Afganistan’ın ise en ünlü kadınlarından biri olmuştu. Pakistan devleti de daha sonra açıklama yaparak, her şeye rağmen onu ülkesinde kabul ettiğini ve istediği kadar kalabileceğini söyledi. Ancak o Afganistan’ı tercih etti.

***

Onun ruhunda kim bilir ne fırtınalar esiyordu? Ömründe sadece 2 kez objektife bakan bu kadın, ülkesine döndüğünde onlarca muhabiri karşısında bulmuştu. Sharbat, fotoğraf hakkında ise şöyle demişti; “O fotoğrafın yarardan çok zararı oldu bana. Evet, beni ünlü yaptı. Ama aynı zamanda tutuklanmama da sebep oldu.”

Fakat tüm bu düşüncelerinin yanında, bu fotoğraf ona para kazandırmaya başladı. Yaşadığı acı ise onu vaktinde çok önce olgunlaştırmıştı. Bu yüzden kazandığı paraların hepsini insanlara harcıyordu. Özellikle dul ve yetimlere çok yardım etti ve bundan onur duydu.

***

Sharbat Gula, şimdilerde 51 yaşında ve yardımlarını sürdürmeye ara vermeden devam ediyor. Onunla aynı acıyı yaşayan insanların en büyük destekçilerinden biri de, bu acı dolu küçük kız oldu. Hayatının değişeceğinden, başaracaklarından habersiz en büyük zulümleri yaşadı minicik yaşta ve şimdi savaşın ortasında kalmış bu insanlara umut oluyor.

Yaşadığı bütün acıları göz bebeklerinde toplayan bir Sharbat Gula geçiyor bu hayattan. Onun hayatına bakınca, kendi hayatımız ne kadar da basit kalıyor. Öyle değil mi? Sağlıcakla kalın…