Düşünmeden söylenen bazı sözler, başımızı ya derde sokuyor ya da pişmanlık duyacağımız olaylara sebep oluyor. Sonucunda da ‘Keşke’ denir, denir ama iş işten çoktan geçmiştir. Yani ‘Atı alan Üsküdar’ı geçmiştir.’

Bazı insanların ağzından çıkan lafların sınırı yoktur.

Biz buna ‘Dilin Kemiği Yoktur!’ deriz.

İnsanoğlu düşünmeden, aklından geçeni direkt dile getirebiliyor.

Buna ise ‘Patavatsızlık’ diyoruz.

Düşünmeden söylenen bazı sözler, başımızı ya derde sokuyor ya da pişmanlık duyacağımız olaylara sebep oluyor. Sonucunda da ‘Keşke’ denir, denir ama iş işten çoktan geçmiştir. Yani ‘Atı alan Üsküdar’ı geçmiştir.’

Sırf komiklik olsun diye düşünmeden söylenen sözler kişiyi evinden, ailesinden, arkadaşından, işinden, hatta kariyerinden bile edebilir. Buna en güzel örnek ise, 90’lı yıllarda televizyonlarda fırtınalar estiren, sunduğu yarışma programlarıyla milyonların evine misafir olan, aynı zamanda çok sevilen bir seslendirme sanatçısı ve sunucunun başına gelen talihsiz bir olaydır.

***

Bu hikâye, zirveye çıkan bir seslendirme sanatçısının, 90’lı yıllarda sunduğu programlarla Türkiye’ye damga vurup, reytinglere ambargo koyan bir televizyoncunun yaptığı gaf yüzünden, aynı hızla çöküşe geçen bir sunucunun hikâyesi.

90’lı yılları hatırlayanlar bilir. Özel televizyonların bir bir açıldığı bu dönemde, Türk insanın kalbinde sonsuz yer etmiş birçok program ve dizi çekildi. Türk televizyon tarihinin efsane yapımlarından olan ‘Mahallenin Muhtarları’, ‘Süper Baba’, ‘İkinci Bahar’ gibi dizilerin yanı sıra, heyecan dozunun yüksek olduğu unutulmaz yarışmalarda yine bu yıllarda çekildi. Bu programlar aynı zamanda birbirinden efsane sunucuları da hayatımıza soktu. 

İşte onlardan biri de; ‘Turnike’ yarışmasıyla hatırladığımız Güner Ümit..

Aslında bir seslendirme sanatçısı olmasına rağmen, sunduğu bu yarışma programı sayesinde milyonların tanıdığı bir isim haline geldi. Ama tam kariyerinin zirvesindeyken, söylediği bir söz yüzünden tıpkı yükselişi gibi, düşüşü de hızlı oldu.

Güner Ümit, 1945 yılında Eskişehir’de dünyaya geldi. Başarılı geçen öğrencilik yıllarında aynı zamanda tiyatroyla da ilgilendi. Birçok tiyatro oyunlarında rol aldı. Öğrencilik yıllarından sonraysa kariyerini seslendirme sanatçısı olarak sürdürmeye karar verdi. Çünkü ses tonu ve diksiyonuyla insanların dikkatini çeken bir isimdi. Çevresinin de bu konu hakkında yaptığı telkinler etkili olur ve sonunda gelen iş tekliflerini değerlendirmeye karar verir. Böylece ilk dublaj deneyimini yaşar. Hem de öyle önemsiz bir işle başlamaz kariyeri. 1971 yılında çekilen ‘Kırmızı Güneş’ filminin Türkçe dublajında Alain Delon’u seslendirir. Ardından yine o dönemin fenomen filmlerinden olan, Bruce Lee filmlerinde duyarız sesini. Bruce Lee’nin rol aldığı ‘Ejder Kalesi’nde başrolü seslendiren isim yine Güner Ümit olur.

***

70’li yılların başlarındaki bu yükselişi asla tesadüf değildir. Güçlü ve akılda kalıcı sesinin yanı sıra, Türkçeyi o kadar iyi kullanır ki, Türkçeyi düzgün konuşmalarıyla nam salmış Türk Sanat Müziği sanatçılarının filmlerini bile o seslendirir. ‘Bak Yeşil Yeşil’ filminde Ahmet Özhan’ın ve ‘Ölmeyen Şarkı’ da Bülent Ersoy’un seslendirmesini Güner Ümit yapar. Her ne kadar Sezai Aydın’la özdeşleşse de, ‘Rocky’ serisinin ilk filminde Sylvester Stallone’nu önce Güner Ümit seslendirir. 80’li yılların dublaj sanatçıları arasında önde gelen isimlerinden biri olur.

‘Neşeli Günler’de Ahmet Sezerel’i, ‘Avare’ de Adnan Şenses’i, ‘ Yaz Bitti’ de Kadir İnanır’ı, ‘Yüz Numaralı Adam’da kötü adam Cem Erman’ı ve daha nicelerini o seslendirir. Birçok karakteri onun sesiyle özdeşleştirir Türk izleyicisi. Sadece yerli yapımlarda değil, birçok yabancı filmde de Güner Ümit’in imzası vardır. Mustafa Akat’ın dünyaca ünlü ‘Çağrı’ filminde Ambar karakteri, ‘Ölü Ozanlar Derneği’nde Robin Williams’ı ve bir neslin kâbusu olan Freddy Krueger karakterini yine o seslendirir. (Devam Edecek..)