Babalar ailenin temel direği, varlık nedenidir. Baba; gücün simgesi, neslin devamıdır. Babalar; evlatlarına güç verir, nasihat verir, ders verir, akıl verir… Babalar evlatları için örnektir, kol-kanattır, deyim yerindeyse ‘baba’ her şeydir. Babalık sorumluluğunu aldıktan sonra ailesi için çalışır, kazanır, onlar için harcar. Baba, bir nevi ailenin rol modelidir. Çocuklarına karşı vazifesini tam yapmaya çalışan babaların yeri en az annelerimiz kadar değerli, kıymetli ve kutsaldır.
Babalar, anneler kadar duygularını açığa vuramaz, gizlerler. Çocuklarına karşı daha mesafeli, dengeli ve adaletlidir. Babalar anlık tepkileriyle, coşkun hislerle hareket etmezler. Mantığı, iradesi, akli idaresi hislerinin önündedir. Babaları hayatta olanlar babalarının değerini bilmez, anlamaz. Babalar ebedi âleme gittikten sonra, ‘Eyvah!’ derler, derler ama!
Babalar içten içe sever evladını, başarısıyla övünür, dertleriyle kederlenir. Gözyaşlarını pek göstermezler. Hep içine akıtır gözyaşını. Bazen duygulanıp gözleri dolduğunda, gözyaşları görünmesin diye gizlenir. Hislerinin görünmesini zayıflık görür. Heybetinin azalacağından korkar. Onun için ailede babanın ağırlığı vardır, olmalıdır da!
***
Hayatı bizlere yaşatarak öğreten babam küçükken bedenimizi, büyüdüğümüzde de sıkıntılarımızı taşıdı. Yedi kardeştik… Yedi çocuk büyütmek öyle kolay bir iş değil! Hayat tecrübesiyle yolumuzu aydınlatan babamızı, almış olduğumuz saygı ve terbiye ile bir güne bir gün ne üzdük, ne incittik, ne de kırdık. Allah var, ailemizdeki her birey babamıza çok düşkündü. Kimse saygıda kusur etmez, oldukça terbiyeli, hassas ve kibar davranırdı. Babam da öyle davranılmayı hak eden koca bir çınardı. Babam her akşam işten geldiğinde küçükten-büyüğe sıralanır, evde hoş geldin seremonisi yapılırdı. Ne annem, ne başka bir büyüğümüz böyle davranmamızı istedi. Biz böyle görmüş, böyle devam etmiştik.
- da tüm aile bireyi babamızın elini öpüp bayramlaşmak için sıraya girer, en gözde evlat olma yarışına girerdik. Sadece bayramlarda değil, ailecek babamızın doğum gününü, yılbaşını, hatta evlilik günlerini asla unutmazdık. Özel günler için mutlaka küçük de olsa bir kutlama yapar ve çam sakızı-çoban armağanı misali babamıza hediyesini takdim ederdik.
Şimdi gelelim ‘Babalar Günü’ne…
Babalar günü haftasında biz kardeşleri tatlı bir telaş alırdı. Hepimiz babamıza alacağı hediye konusunda birbirimize yalan söylerdik. Çünkü babamız her şeyin en iyisine, en güzeline layıktı ve ona en güzel hediyeyi hep ben alacağım kavgası olurdu. Tatlı bir rekabet içinde geçen o süreçte Pazar sabahına, yani ‘Babalar Günü’ne kadar hiç kimse aldığı hediyeyi ne gösterir, ne de söylerdi. Sabahın erken saatlerinde içimizdeki heyecanımız, telaşımız ve mutluluğumuz babamız tarafından hissedilir, ama kutlama merasimine kadar bi’ açık vermemeye çalışırdı. 7 kardeş sıraya dizilir, gözlerimiz dolu dolu babamızın elini öper, boynuna sarılır ve aldığımız hediyeyi içten bağlılıkla babamıza sunardık. Babam, hepimize içten-candan-yürekten sarılır ve öperdi. Bize hep, ‘Ne gerek vardı evladım. Siz zaten benim en büyük hediyemsiniz’ derdi. Şimdi gel de özleme o güzelim günleri!
Bir ‘Babalar Günü’ daha geldi, çattı. Kendi adıma söylüyorum; babalar gününün gelmesini hiç istemiyorum. Çünkü her babalar günü benim ve kardeşlerim için hüzünlü ve buruk geçiyor.
***
Babaları hayatta olanlar babalarının değerini bilmez, anlamaz. Babalar ebedi âleme gittikten sonra, ‘Eyvah!’ derler demiştim. Biz de öyle bir durum yaşanmadı, yaşanmazdı da. Çünkü biz babamıza aşırı düşkündük. Babamız, bizim gerçekten kıymetlimizdi.
Babam ebedi âleme gittikten sonra sandık ki dünya başımıza yıkıldı! Hayat bu işte… Her güzel şeyin bir sonu var maalesef. Babam benim başıma gelen en güzel, ama en güzel şeydi. Bin defa dünyaya gelsem, bin defa aynı adamın evladı olmak isterim.
Şu an yanımızda yoksun, beni ve tüm evlatlarını bir şekilde gördüğünü biliyorum. Yarın ‘Babalar Günü...’ Yine sensiz, yine sessiz, yine sakin bir babalar günü olacak bizim için. Keşke yine eskisi gibi yanımızda olsan, yine güler yüzünle, yürekten bizlere sarılsan be babam.
‘Babalar Günü’n kutlu olsun.