İki yıl boyunca kendisini arayıp sormayan ailesini unutan delikanlı, aniden annesini karşısında görünce önce şaşırdı, sonra koşup sarıldı. Babası hariç herkesi; “O nasıl, bu nasıl?” diye sordu ve sonunda “O adam nasıl, hala aksi ve anlayışsız mı?” diye sordu annesine

İki yıl boyunca kendisini arayıp sormayan ailesini unutan delikanlı, aniden annesini karşısında görünce önce şaşırdı, sonra koşup sarıldı.

Babası hariç herkesi; “O nasıl, bu nasıl?” diye sordu ve sonunda “O adam nasıl, hala aksi ve anlayışsız mı?” diye sordu annesine.

Anne soruyu cevapsız bıraktı ve; “Hadi oğlum gel eve gidelim” dedi.

“Hayır anne, ben böyle iyiyim. O adamla tekrar aynı evde yaşayamam” dedi ve dükkâna doğru yürümeye başladı.

Arkasından bir süre bakakalan anne, hazırladığı pastayı oğluna vermek için seslendi. Delikanlı pastayı alırken annesine; “Anne ne olur ısrar etme, gelmeyeceğim. Bir gün bile merak edip arayıp, sormayan bir adamla aynı evde yaşayamam” dedi.

Anne boynu bükük, oğlunun yanından ayrılmaya hazırlanırken; “Peki oğlum sen bilirsin. Anlaşılan çok kararlısın, gelmeyeceksin. Ama baban dedi ki; son bir aydır arkadaşlık ettiği çocuktan uzak dursun, o çocuk sana zarar verecektir. Önceki arkadaşıyla barışsın” dedi.

Bu kez çocuk donakalmıştı. Annesi eve dönmüştü.

Babaya sitem etti; “Madem biliyordun, nerde olduğunu neden benden sakladın? O yüzden rahattın demek?”

Hep ters, aksi görünen baba yutkundu ve gözlerinden iki damla yaş akıverdi.

“O benim canımdır ya, canım” dedi.

“Ne zamandan beridir biliyordun?” diye sordu anne.

“Gittiği günden beridir biliyorum. Bazen öğlen molalarında ne yiyip, ne içiyor diye gider, uzaktan izlerdim. Bazen akşamları geç gelirdim ya hani, sen beni kahvede sanırdın, işte o zamanlarda da ne yapıyor, kimlerle takılıyor diye takip ederdim.”

***

Karı koca bir birlerine sarılıp ağlarken kapı çalmıştı. Elleriyle gözlerini silerek kapıyı açmaya giden anne, kapıyı açınca karşısında oğlunu gördü. Annesinin kendisine yaptığı pastadan daha büyük bir pasta ve hediye paketi ile içeri giren oğlu koşarak babasına sarıldı.

“Babalar günün kutlu olsun babaaaammm…”

Kendisine hiç bakmadığını düşündüğü babasının, aslında gözünü hiç üzerinden ayırmadığını geç te olsa anlamıştı!

Babalar kızar, bağırır ama hep evlatlarının iyiliği düşünür; evlatlar çocukken bunu anlayamaz. Ancak onlar da anne-baba olunca anlarlar babanın kıymetini..!

Alıntıdır ama gerçektir…

Sağlıcakla kalın…