Dünya Savaşı başlamadan önce Prof. Dr. Zeki Palalı "Kilise mi, cami mi? yoksa müzemi?" tartışmalarının bitmediği Ayasofya ile ilgili geniş bir görüş yazısı yollamış.

Görüşlerine derin bir saygı duyduğum hocam diyor ki;

***

Tartışmacılar Ayasofya meselesinin gerçek sebebini ve Montrö Anlaşması ile ilgili bağlantısını anlatmıyorlar.

Ayasofya, İstanbul'un silahlandırılması ve Hitlerden korunması için müze haline getirildi.

Bu olay o dönemin siyasi bir manevrası idi.

Lozan antlaşması ile İstanbul "Silahsız Bölge" ilan edilmişti.

Bu antlaşmaya göre Türk Devleti İstanbul'da tek bir Türk askeri bile bulunduramıyordu.

Türk silahlı gücü İstanbul'da olmadığı için, bu kentimiz tam olarak hakimiyetimizde değildi.

Bu durum çok riskli ve tehlikeliydi.

Ancak ulu önder bu durumu değiştirebilmek için fırsat kolluyordu.

Nihayet2. Dünya Savaşı başlamadan önce Hitler'in ve Mussoli'nin İstanbul'u geçerek Rusya'ya saldırması öngörüsünü Atatürk sezmişti.

O deha'nın şu öngörüşüne bakın ki 2. Dünya Savaşı'nda gerçekten de Hitler Rusya'ya saldırmıştı.

Şimdi tam zamanıydı.

Bu fırsattan yararlanarak Atatürk hamlesini yaptı.

Yıl 1934.

Tamam; Lozan Antlaşması ile İstanbul Türklere ait oldu ama, antlaşmaya göre Türk Ordusunun İstanbul'da bulunması yasaklanmıştı.

İşte bu konu Atatürk'ün canını sıkıyordu.

İstanbul Türkiye toprağıydı ama, Türk Ordusunun oraya girmesi yasaktı.

Yani İstanbul korunmasız bir halde idi.

Atatürk İstanbul'a Türk Ordusunun girip, tam egemenlik sağlamak için bir antlaşma istiyordu.

Ki; Almanya'nın Hitler tehdidini çok büyük bir fırsat görerek hamlesini başlattı.

Bu antlaşma ,ile Lozan Antlaşmasına ilave madde olacaktı.

Bu antlaşmanın adı "Montrö Anlaşması"dır.

Hitler tehdidinin 8 yıl önceden farkında olan Atatürk,İstanbul'un stratejik önemini Rusya'ya bildirdi ve Ruslar, Hitler'in gelecekteki tehdidine önlem almak için,Atatürk'e tam destek verdi.

Aynı zamanda Hitler tehdidinden Avrupa ülkelerinin de ikna edilmesi gerekiyordu.

Avrupa devletlerini de bu antlaşmaya çekmek için Ortodoks dinine mensup olan ülkeleri yemlemek gerekiyordu.

Çünkü Ayasofya Fatih Sultan Mehmet'in fethinden önce bir Ortodoks kilisesi idi.

Ve Atatürk büyük oyununu oynadı.

Ayasofya'yı müze haline getirerek, Ortodoks Cemaatinin de sempatisini kazanıp tam desteğini aldı ve "Montrö Antlaşması"nı gerçekleştirerek  büyük bir başarı sağladı.

İşte o gün İstanbul Türk askerleri ile doldu.

Montrö Anlaşması ile İstanbul tam olarak Türkler'in eline geçmiştir.

Yani Ayasofya'nın müzeye döndürülmesinin kritik sebebi, kentin silahlanması için, Ortodokslara karşı kurulmuş olan ince bir siyasi oyundur.

Bu bir fetihtir, zaferdir, aklın gücüdür.

Montrö Antlaşması Atatürk'ün büyük başarılarından sadece biridir.