\n

Tarih, savaşları ve barışları yazar. Ama kalp yaralarıyla pek ilgilenmez. Bu sebeple Mustafa Kemal Atatürk’ün adı geçtiğinde hep Milli Mücadeleden bahsedilir. Ancak Ata’mızın kalbinde yaşanan kimsenin bilmediği başka bir mücadele daha vardı. İşte Mustafa Kemal Atatürk’ün evlatlık kızına onun adını verecek kadar çok sevdiği Sabiha Sultan’ın hikâyesi…

“Kendilerini bir defa görmüş ve hoşlanmıştım. Gayet yakışıklı idi. Ateş gibi gözleri vardı, alev alev yanıyorlardı. Ama evlenemezdim, zira ben Faruk’u seviyordum.”

‘Sabiha Sultan’ın Hatıratından; Mustafa Kemal Atatürk için söyledikleri…’

***

36’ıncı Osmanlı Padişahı Sultan Vahdettin, 4 Temmuz 1918’de 57 yaşında tahtta çıktığında üç kızı ve bir oğlu vardı. Fenire Sultan, Fatma Ulviye Sultan, Sabiha Sultan ve Mehmet Ertuğrul Efendi. Ama Sultan Vahdettin için bunlardan birinin yeri ayrıydı; Sabiha Sultan. Üç kızının en küçüğü olan Sabiha Sultan, padişah babasının sadece en sevdiği evladı değil, hep en yakınındaki, en güvendiği ve mahremini paylaştığı bir sırdaşıydı.

SABİHA SULTAN’A SÜRPRİZ TALİP…

Sabiha Sultan, 19 Mart 1894’te İstanbul’da doğdu. Annesi, Sultan Vahdettin’in ilk eşi olan Emine Nazikeda Hanım. Batılı bir prenses gibi yetiştirilmiş, Avrupalı hocalardan piyano dersleri almış, eğitimine büyük özen gösterilmişti. Zeki ve akıllıydı. Sultan Vahdettin tahtta çıktığında 24 yaşında, güzelliği dillere destan, Osmanlı Sarayı’nın gözdesiydi. Onu tanıyanlar; Osmanlı ailesinin diğer kadınları gibi olmadığını söylerlerdi. Ona hayranlığını gizleyemeyen ünlü şair Yahya Kemal Beyatlı da, Sabiha Sultan’ı farklı bir sultan olarak tarif etmiştir. Sadece Yahya Kemal değil, o dönemde henüz bekâr olan Sabiha Sultan’ın pek çok hayranı ve günden güne artan birçok da talibi vardı. Bunlar arasında Hamidiye Kahramanı Hüseyin Rauf Orbay ve İran Şahı Ahmet Kaçar Han da bulunmaktaydı. Sultan Vahdettin kızına talip olan İran Şahı’na, “Sünni bir İslam Halifesi, kızını Şii bir hükümdara veremez!” diyerek istediğini geri çevirmişti. İşte tam da bu dönemde Sabiha Sultan’a sürpriz bir talip daha ortaya çıktı. Çanakkale Zaferi’nin mimarlarından, Anafartalar Kahramanı, dönemin en meşhur paşası; Mustafa Kemal Paşa…

***

“SEN NASIL İSTERSEN ÖYLE YAPACAĞIM…”

Sultan Vahdettin, Mustafa Kemal Paşa’yla veliahtlığı zamanında tanışmıştı. Veliaht olarak Almanya İmparatorluğu’na 15 Aralık 1917 ve 5 Ocak 1918 tarihleri arasında yaptığı ziyarette o zaman tuğgeneral rütbesinde, geleceği parlak genç bir paşa olan Mustafa Kemal Paşa da katılmış, Vahdettin bu gezi sırasında Mustafa Kemal Paşa’yı yakından tanıyarak kişiliğine, bilgi ve yeteneklerine hayran kalmıştı. Bu nedenle kısa bir süre sonra padişah olunca da yanına Fahri Yaver olarak atamıştı. Mustafa Kemal Paşa da her zamanki gibi cesur davranarak kimseyi araya koymadan Sabiha Sultanı bizzat babasından, yani padişahtan istedi. Sultan Vahdettin’in gönlü bu evlilikten yana olsa da, kararı kızına bırak ve kızına; “Bu hususta kararımı tek başıma veremem, sen nasıl istersen öyle yapacağım” dedi. Ancak neticede bu evlilik gerçekleşemedi. Sabiha Sultan bunun nedenini o günlerden 40 yıl sonra bir dönem başbakanlık da yapmış olan dünürü Suat Hayri Ürgüplü’nün kaleme aldığı hatıratında cevaplamıştı; “Duyduğumuza göre, Mustafa Kemal Paşa sizi istemiş, doğru mudur?”

“ZİRA BEN, FARUK’U SEVİYORDUM!”

Sabiha Sultan; “Evet, istemiş. Kendisi benimle konuşmuş değildir, ama ben çekindim ve istemedim. Zira önümde hiç de iyi örnek olmayan Enver Paşa ile Naciye Sultan’ın evliliği vardı. Sonra, tanınmış bir kumandanla aile hayatı kurabileceğime inancım yoktu. Kendilerini bir defa görmüş ve hoşlanmıştım. Gayet yakışıklı idi. Ateş gibi gözleri vardı, alev alev yanıyorlardı. Ama evlenemezdim, zira ben Faruk’u seviyordum.” (Devam Edecek..)

KAYNAK: https://www.instagram.com/cavitpancar/