Büyük Başbuğ Atatürk'ün Onuncu Yıl Nutkundan bazı alıntılar yapacağım:

"Az zamanda çok ve büyük işler yaptık. Bu işlerin en büyüğü, temeli, Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürü olan Türkiye Cumhuriyeti'dir ."

"Türk Milleti’nin... Güzel sanatlara sevgisini, ilme bağlılığını..."

"Asla şüphem yoktur ki, Türklüğün unutulmuş medeni vasfı ve büyük medeni kabiliyeti..."

Bu alıntıları neden yaptım?

Büyük Başbuğ Mustafa Kemal Atatürk'ün işaret ettiği gibi Türk kültürü ve medeniyetini taşıyan insanlarımızı, ustalarımızı anmak adına...

Büyük usta, Büyük filozof, Büyük Sanatçı, Türk Dili Uzmanı Neşet Ertaş'ın ölüm yıldönümü geçen ay idi. Bundan esinlenerek böyle bir yazı yazmayı gerekli gördüm. Son dönemlerimizde Türk kültürünü, gerek sözlerin felsefe içeriği ile gerek sanatı ile ve gerekse de dil kullanımı ile en iyi taşıyan ve geleceğe aktaran ustalarımızın başında Neşet Ertaş gelmektedir. Böyle bir usta, Avrupa'nın sömürgen milletlerinden birine mensup olsa idi inanın dünya tanırdı. Önemli değil, biz Türk Milleti olarak bu ustayı daima analım, hatırlayalım ve hatırlatalım.

Elbette, Aşık Veysel, Barış Manço, Aşık Mahzuni Şerif gibi dünyaya filozofça bakan ustalarımız da var. Hatta bu kişilerden başka buraya adını almadığım başka ustalar da var. Bütün bu ustaları saygı, sevgi ve minnet duyguları ile anmalı, hatırlamalı ve hatırlatmalıyız.

Büyük Usta Neşet Ertaş'ın Yolcu adlı Parçasının sözlerini örnek olması açısından aşağıda aktarıyorum.

"Bir anadan dünyaya gelen yolcu

Görünce dünyaya gönül verdin mi?

Kimi böyük, kimi böcek, kimi kul

Marak edip heçbirini sordun mu

Bunlar neden nedenini sordun mu

İnsan ölür ama uruhu ölmez

Bunca mahlukat var heç biri gülmez

Cehennem azabı zordur çekilmez

Azap çeken hayvanları gördün mü

İnsandan doganlar insan olullar

Hayvandan doganlar hayvan olullar

Hepiside bu dünyaya gelirler

Ana haktır sen bu sırra erdin mi

Vade tekmil olup ömrün dolmadan

Emanetçi emaneti almadan

Ömrüyün bağının gülü solmadan

Varıp  bir canana ikrar verdin mi

Varıp  bir cananın kulu oldun mu

Garip bülbül gibi feryat ederiz

Cehalet elinde küskün kederiz

Hep yolcuyuz böyle geldik böyle gideriz

Dünya senin vatanın mı yurdun mu?"