Rusya'da; "Kana kırmızı rengi ne verir?" diye bir soru sorulmuş...
Yüzde 97,7 ile "Alyuvar" cevabı verilmiş...
Rusya bu;
-çokbilmiş,
-çok uyanık,
-çok araştıran,
-çok soran,
-çok didikleyen,
-çok sorgulayan,
-çok tepeleyen,
-çok hesaplayan,
-çok zeki,
-çok bilinçli,
-çok bilgili,
-çok bilge...
Oraların insanı neyin, ne kadar, nereye kadar, kiminle, ya da kimlerle, hangi düzeylerde olduğundan
Bİ HABER değil,
BİN HABER.
.......
Bu soru bizimkilere de sorulmuş...
Verilen cevaplar yüzde 99,4 ile şöyle;
Kana kırmızı rengi
karpuz verir,
domates verir,
kiraz verir,
kırmızı üzüm verir,
harnup verir,
darı verir,
siyah incir verir,
kırmızı biber verir,
kuru üzüm verir,
erik verir,
elma verir,
demli çay verir,
karabiber verir,
karanfil verir,
kahve verir,
kakao verir,
zerdeçal verir,
biberiye verir,
siyah dut verir,
karsambaç verir,
kuşburnu verir,
kuşüzümü verir,
zerdali verir.
Allah'tan, kara İbrahim, arap Mustafa, sarı Rüstem, bicibicici Kasım, salçacı Melahat dememişler...
Ordan yırttık.
"Şu verir, bu verir" diyenlerin oranının "ziyadesiyle yüksek" olması bu konuda ne kadar "CÜHELA" olduğumuzun en önemli gerçeği olarak karşımıza çıkıyor...
"Oran, yüzde 99,4."
Alyuvar" diyenlerin yüzdesini vereyim de "neredeeeeeeen, nereyeeeeeeeeee" geldiğimizin "kanıtı" olsun;
"Kana, kırmızı rengi alyuvar verir" diyenlerin oranı; sadece, ama sadece yüzde 0,6.
Bu SAHİ, bu KÂRİ,
Gayrısını siz düşünün GARİ.
........
"Eğitimde dünyada en gerilere düştük, düşürüldük" der dururum ya; İşte bu yüzdendir,
Eğitim fukarası olduğumuzun "GÖSTERGESİ" yaşanmış bu önemli örnektir...
Kendilerini herkesten daha zeki, daha atak, daha atik, daha önde, daha öncü, daha cevval, daha vasıflı ve daha donanımlı sanan;
Efendiler(!)
Ağalar(!)
Beyler(!)
Beyefendiler(!)
Hatayı ötelerde, berilerde aramanıza gerek yok...
"Aynaya bakın, gerçek yüzünüzü ancak o zaman görürsünüz" diyeceğim;
Ortada AYNA yok...
AYNA yok ama;
DANA çok..!