Üçüncü konuma gelecek olursam. Bu sadece benim değil, her bireyin düşünmesi ve üstünde durması gereken bir konu. Tıpkı ‘Masumiyet ve İkiyüzlülük’ gibi önemli olan bir konu da, “Samimiyetsizlik’ ten biraz bahsetmek isterim. İnsanlar neden bu kadar samimiyetsiz. İnsanların samimi, içinden geldiği gibi, dobra-dobra konuşması ve davranması bu kadar mı zor? İnsanlar, nasıl birbirine samimiyetsiz davranışlar içinde ilişkilerini sürdürebiliyor? Yaşadığı hayat şartları, ekonomik sorunlar, aile-akraba, eş-dost-arkadaş ilişkilerinin sallantıda oluşu samimiyetsizliğin sebepleri olabilir mi? Bu durumlar ise sadece samimiyetsizliği değil, insanların birbirlerine olan güvensizliğini de ortaya çıkarmış olmuyor mu? Yani, insanlar birbirlerine güvenmedikleri için samimiyetsiz davranıyor olabilirler mi? Bir de yaşadığımız şehirden yola çıkarak, bu konuyu biraz ele almak istiyorum müsaadenizle. Adana, bir zamanlar tarımıyla, sanayisiyle Türkiye’nin 1 numaralı memleketiydi. Sadece plaka koduyla değil, gerçekten Adana, Türkiye’nin 1 numaralı şehriydi. Ne oldu da, Adana bu hale geldi? Öncelikle, bu şehirde son 20 yılda 40’a yakın fabrika kapandı. Tarım alanları imara açıldı ve o verimli toprakların üstüne kat-kat siteler, apartmanlar yapıldı. Peki ne oldu da, bu hale geldik? Gerek genel siyasette, gerek yerel siyasette, gerekse siyasi bürokratların samimiyetsiz davranışları ve kararlarıyla güzelim memleket betonlaşmaya mahkum bırakıldı. Bir zamanlar toprak ağalarının, fabrikaların, sanayi devlerinin birbiriyle yarıştığı bu memleket bakın ne hale geldi! Hal böyle olunca da Adana, Türkiye’nin işsizlik sıralamasında 1’inci sıradaki yerini almış oldu. Bu hale gelmemizin sebeplerinde biri sizce de ‘Samimiyetsizlik’ değil mi?
***
Son olarak siz değerli okurlarımız için, “Sevgisizlik ve mutsuzluk” üzerine birkaç satır yazmak isterim. Her insan sevmeyi, sevilmeyi ve mutlu olmayı hak eder. Dünyamız, sevgi üzerine inşa edilmiş ve bu harika duygunun hatırına ayakta duruyor. Doğumumuzdan başlayarak bir anne sevgisiyle hayata gözlerimizi açıyor, annelerimizin sınırsız, yasaksız, kuralsız sevgisi ile yaşama tutunuyoruz. Sevgiyle büyümüş, onun nimetleriyle hayatın tadını çıkaran insanoğlu nasıl oluyor da ‘Sevgisizlik’ içinde buluyor kendini. Herkesin hayatı tabi ki kendine özeldir. Aile kurmak, o aileyi ayakta tutmak ve yakınları tarafından sevilmek çok önemli. Ama sizlerde en az benim kadar iyi biliyor ve görüyorsunuz. İnsanlarımız sevgisiz ve mutsuz! Peki; İnsanlar neden mutsuz? Geçim derdinden mi, ekonomik zorluklardan mı, aile sorunları mı, yoksa gerçekten sevgisizlikten mi mutsuz?
Tartışmaya açık olan bu hassas konu ile ilgili uzmanlar, sevgisizlik ve mutsuzluk adına neler söylüyor? İşte konusunda uzman olan doktorların görüşleri;
***
1-Çevresel faktörler:Kimileri hava kararınca karamsarlığa kapılıp mutsuz olurken, kimi karanlığa bayılır. Ancak çoğunluk, "Yağmurlu havalarda içim kararıyor" der. Bunun gibi çevresel faktörler kısa süreli mutsuzluğa sebep olabilir.
2-İnsan ilişkileri: İnsanlar birbirini üzmek konusunda başarılılar. Özellikle sevmediğimiz kişilerle sırf aynı ortamda bulunduğumuz için bile gerilip stres yapabiliyoruz. Belki de mutsuzluğun en büyük sebeplerinden biri ilişkilerdir. İnsanlar birbirinin kalbini kırabilir, hakkını yiyebilir, değersiz hissetirebilir. İnsanın yapabilecekleri saymakla bitmez...
3-Aşk ilişkileri: Aşk, içinde güven ve saygı olunca güzel. Ancak bazen çok sevdiğimiz o insanın bizi kırması ilişkiyi zedeliyor ve bu durum insanı bayağı yıpratıyor. Belki de bir ömür boyu birlikte yaşamayı planladığınız o insan için kendinizden ödün verip mutsuz bir ilişkiye devam ediyorsunuz.
6-Ailevi etkenler:Kimileri mutsuz ebeveynler arasında, kimi de sevgi ve ilgiyle büyüyor. Her ne olursa olsun aile ve ev, insanın güvenebileceği en huzurlu yerlerden biri. Fakat bazılarımız zor ailelerin içinde büyüdüğümüz için uzun yıllar mutsuz olabiliyoruz. Özellikle müdahaleci, ihtiyaçları karşılamayan, sık tartışan ve ev düzenini sağlayamayan ailelerde büyümek, mutsuzluğa sebep olabiliyor.
7-Küresel sorunlar: Misafir olarak geldiğimiz bu dünyada, ülkeler arası ilişkiler, doğa, gelişen teknolojinin insanlığa verdiği zarar, her ürünün doğallığını yitirmeye başlaması ve daha birçok neden, mutsuzluğa sebep olabiliyor.
8-Sağlık sorunları:Sağlığımız yerinde değilse, bir hastalıkla uğraşıyor veya tedavi olurken zorluklar yaşıyorsak, mutsuz olmamız doğal. Psikolojik sağlığımız da bu noktada önemli. İster yukarıda yazılanlardan dolayı olsun, ister kendiliğinden oluşsun; kişinin psikolojik olarak gelişen bir rahatsızlığı varsa yardım almak en iyisidir.
Ne kadar mutsuz olursanız olun, çevrenizde mutlaka sizi seven birilerini bulursunuz. Belki kısa bir seyahat, aldığınız bir hediye, yaptığınız bir yemek, sevdiğiniz bir müziği dinlemek gibi şeyler de mutluluğu elde etmenizi sağlayabilir.Tabii, mutsuz olmanıza sebep olan şeyleri değiştirme imkanınız varsa, çözüm yolları da bulabilirsiniz.
***
Bu haftaki köşe yazımda siz değerli okurlarımız için insan hayatında sürekli var olan ve yaşama sebeplerinden olan 4 temel konudan bahsetmeye çalıştım. Bunlar; ‘Masumiyet, ikiyüzlülük, samimiyetsizlik, sevgisizlik ve buna eş değerde mutsuzluğu’ paylaşmak istedim.
Her insan, bu saydığım 4 temel konunun bir şekilde hayatında olmasına mani olamamıştır. Karşılaştığımız problem ne olursa olsun, insan yine de yaşadığı hayattan bir şekilde mutlu olmasını bilmeli. Mutsuzluğun bir ömür sürmeyeceğini, dönemsel olduğunu veya yardım alarak çözülebileceğini unutmayın. Her ne olursa olsun, mutluluğu yakalamak için çabalayın...