Cumhuriyetimizin kurucusu, Başkomutan, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün, ölümünden sonra yaşananları aktarmaya kaldığımız yerden devam edelim.

11 KASIM 1938…

Türkiye Büyük Millet Meclis’i toplandı ve yeni Cumhurbaşkanı İsmet İnönü seçildi. Fakat bu durum hiç kimse tarafından konuşulmadı. Doğal olarak tüm ülke ve dünya Atatürk’ün bu dünyadan göçüşünü konuşmaktaydı. Dünya liderleri bir bir taziye mektubu yolladılar.  

16 KASIM 1938…

Mustafa Kemal’in tabutu Türk Bayrağına sarılı olarak Dolma Bahçe Sarayı’nın tören salonuna konuldu. 1927’de İstanbul’a ilk geldiğinde bu salonda İstanbul Heyetini kabul etmiş ve tarihi konuşmasını burada yapmıştı. Gözleri yaşlı kadın, erkek, genç ve yaşlı yüzbinlerce kişi buraya akın ediyordu.

19 KASIM 1938…

Sabah sarayda özel olarak cenaze namazı kılındı. Aynı gün 12 General, Atatürk’ün tabutunu omuzlarına alarak, sarayın dış kapısındaki top arabasına taşıdılar. Cenaze topluluğu İstanbul halkının gözyaşları içinde Gülhane Parkı’na geldi. Burada önce küçük bir savaş gemisine alınan tabut, daha sonra Yavuz adlı daha büyük bir savaş gemisine konuldu. Binlerce kayık, yelkenli, vapur ve savaş gemilerinde bulunan halk, son yolculuğuna çıkan Ata’sını İzmit’e dek izledi. Yavuz savaş gemisi, akşam geç vakit İzmit’e geldi. Cenazeyi özel bir trene koydular. Köylerden, kentlerden kopup gelen halk, Ata’sına karşı son görevini boynu bükük, gözyaşlarıyla yapıyordu.

***

20 KASIM 1938…

Cenaze 20 Kasım 1938 günü Ankara’ya getirildi. Cenazeyi yeni seçilmiş Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, bakanlar, generaller, milletvekilleri ve halk karşıladı. Tabut, daha önceden meclisin önünde hazırlanmış bulunan katafalka yerleştirildi. Katafalkın 2 tarafında 6 meşale yanıyor, meşalelerin arasında ise general, subay ve askerler nöbet tutuyorlardı. İstanbul Dolmabahçe Sarayı’nda olduğu gibi yurdun her yanından gelmiş halkla, Ankara halkı bir sel halinde katafalkın önüne geçti. Bu kez 12 milletvekili cenazeyi top arabasına yerleştirdi. Çiseleyen yağmur altında top arabasının etrafında 12 general nöbet tuttu.

Atatürk’ün cenaze törenine gelen yabancı devletlerin asker ve heyetleri, tabutu selamlayarak geçtiklerinde top arabası ağır ağır hareket etti. Cumhurbaşkanı, başbakan, bakanlar, generaller, milletvekilleri, yabancı devlet heyetleri, devletin ileri gelen memurları cenazeyi izliyorlardı. Yol kenarlarına dizilmiş yüzbinlerce halk, gözleri yaşlı Atatürk’ü izlemekteydi.

Akan gözyaşlarına, çiseleyen yağmurun damlacıkları karışıyordu.

Bir ölüm ancak bu kadar ölümsüz olabilirdi.

SAYGI VE ÖZLEMLE…

Ümit etmeye devam…