Bugün uzun zamandan beri yazmak isteyip de yazmaya fırsat bulamadığım bir konuyu aktarmaya çalışacağım.

Bu konu aslında son derece ilginç, son derece önemli ve bütün insanlığı, bütün insanlığın geleceğini ilgilendiren bir konu.

Sözünü ettiğim konu; Yapay Zekâ.

Önce, bugün teknolojinin ulaştığı son nokta olarak sunulan Yapay Zekâ ve dolayısıyla bilgisayar dünyası ile benim ilişkimi aktarmalıyım.

ODTÜ Ekonomi öğrencisi iken 1977-78 yıllarında Computer Bölümü'nde ilk defa bilgisayar ile tanıştım. Çok ilgimi çekti ve Bilgisayar Yazılımcısı olmaya karar verdim. Tabii bu kavramlar o zaman çok farklı idi. Hemen ek bir bilgi vermeliyim. Türk Dil Kurumu bu alanda çok başarılı çalışmalar, kelime üretimleri yaptı ve Türk kamuoyunda bu üretilen kelimelerin kullanımını yaygınlaştırdı. Örneğin, biz önce Computerci, sonra Elektronik Beyinci, sonra IBM'ci ve sonra Bilgisayarcı olduk. Konumuza dönelim. Ben adı geçen yıllarda hem asıl Bölümüm hem de Computer Bölümü arasında sürekli gidip geliyorum, hem de gece gündüz. Zaten bir süre sonra Fakültemden iki hocamın Proje Asistanı oldum ve bu arada öğrencilik şartlarına göre iyi para kazanıyordum. Computer Bölümü'nde o mesleği yapan arkadaşlar edindim. Bu arkadaşlarla sohbetlerimizin ana noktası,  Bilgisayarın geleceği ve insanlığı nasıl etkileyeceği oluyordu. Çoğunluk, insanlığın geleceğini kötü etkileyeceği, yani insana üstün olacağı yönünde düşünüyordu. Benim iddiam ise kısaca ne olursa olsun hiç bir şeyin insanı aşamayacağı yönünde oluyordu.

Bugün bilgisayar teknolojisi Yapay Zekâ gibi çok güzel bir Türkçe isimlendirme ile hayatımıza girmiş bulunmaktadır.

Yaklaşık kırk yıl önceki sohbetlerimizde ileri sürdüğüm görüşümü tekrar ediyorum. İnsanı hiç bir nesne aşamaz. Bugün yeniden İnsan ve Yapay Zekâ tartışmaları oluyor ve bu yeni teknolojik durumun insanı aşacağını iddia eden büyük bir çoğunluk var.

Bakın, yeni isim Yapay Zekâ! Yani Yapay Akıl değil. Zekâ ile Aklın farkını düşündüğünüz zaman neden Yapay Akıl değil de Yapay Zekâ olduğunu anlarsınız. Zekâ'da bilgi yükleme, bilgi depolama, bilgileri birleştirme, bilgi aktarma, bilgi arama var. Yani, zekâ tamamen verilen bilgileri işleme ile görevlidir. Oysa Akıl ise muhakeme etme, üretme, yaratma, düşünme, duygu ve duyu organlarını kullanma, anlama vs. gibi yaratıcılığı ortaya koyma özelliğine sahiptir. Bu nedenlerle herhangi bir nesnenin hiç bir zaman insanı aşabilme özelliğini kazanması mümkün değildir. İnsanın yaratılışı icabı kazandığı akıl özelliğini herhangi bir nesnenin elde edebilmesi mümkün değildir. İnsan beyni sadece yukarıda saydığım Yapay Zekâ özelliği ile donanmış değildir. İnsan beyninin özelliklerinin daha tam olarak ortaya konamadığı bir dünyada onun taklidi olan Yapay Zekâ'nın onu aşabilmesi mümkün olabilir mi?

İnsan-Teknolojik ürün karşılaştırmasında en birincil ve insanı üstün kılan özellik üremedir.

Teknoloji daha da geliştirilip insanın kullanımına sokulmalı  ve buna da itiraz edilmemelidir. Ancak, teknolojik geliştirme insan aleyhine olmamalıdır. Teknolojik ürünler, bilgi ve bu bilgiye dayalı hareket edebilme açısından elbette bireysel olarak insandan daha fazlasını yapabilir. Zaten teknolojik gelişme budur. İşte tam da bundan sonraki dünyada çok önemli olan konu da budur. Yani, teknolojiyi insanlığın aleyhine olacak bir biçimde değil, insanlığa hizmet edecek bir biçimde geliştirmelidir.