Ekmeğe yüzde elli oranında zam yapıldığı bir ülkede aynı anda milyonlarca emekliye sıfır zam demenin bir ülkeyi yönetmek ile nasıl bir bağlantısı olabilir, bir değerlendirelim bakalım.

Evet bulunduğum yerde yazı yazma imkanı çok zor, ama yazmak zorunluluğu daha ağır basıyor. Ülkemizin içinde bulunduğu şartlar gerçekten çok ağır, bunu hepimiz görüyoruz ebette.

Bu ağır şartlan yaratmanın nedeni hiç şüphe yok ki, ülkeyi yönetme iddiasında bulunanlardır.

Ekmeğe yüzde elli oranında zam yapıldığı bir ülkede aynı anda milyonlarca emekliye sıfır zam demenin bir ülkeyi yönetmek ile nasıl bir bağlantısı olabilir, bir değerlendirelim bakalım.

Esas önemli bağlantıları daha farklı yerlerde aramak gerekir diye düşünüyorum aslında.

Nedir o bağlantı?

Türkiye Cumhuriyeti’ne ve O'nun kuruluş ilke ve Felsefesine nasıl baktığınız ile ilgili bir mesele olarak bağlantıyı kurmak gerektir.

Bunun en iyi örneğini nerede görmek gerektir biliyor musunuz?

Lozan Anlaşmasını nasıl gördüğümüze bakmak yeter.

100 yıldan beri söylenen bir yalan bugünlerde patladı ve yalan söyleyenlerin alınlarında çakıldı.

Lozan'ın gizli maddeleri, Lozan’ın bize yasakladığı konular vesaire gibi birçok yalan açık bir şekilde ortaya çıktı.

Bu konuda kendimizi bildik bileli mücadele veriyoruz.

Böyle maddeler yok ve olamaz diye yıllardan beri hançeremizi yırtıyoruz.

Ama bir kesime inandıramamıştık.

Ne oldu şimdi?

Hani gizli maddeler?

Bu konuda yazmaya devam edeceğiz, bugünlük bu kadar…