Cumhurbaşkanımız sn. Recep Tayyip Erdoğan, katıldığı her toplantıda kendisini ayakta alkışlayanlara selam verirken, sağ elinin başparmağını avucuna doğru kıvırarak ve elinin dört parmağını gererek artık simge haline gelen bir jestle karşılık veriyor. Bu selamın ve el hareketinin adına “Rabia” simgesi dendiğini biliyoruz.

Sn. Cumhurbaşkanımız bu selamlama jesti ile tek millet, tek bayrak, tek vatan ve tek devlet vurgusunu yaptığını ifade buyurmaktadır. Bu işaret görünüşte bu 4 ilkeyi temsil ediyor.

Ancak Rabia işaretinin acaba gerçek ve tarihsel bir anlamı var mı diye bakmak gerekiyor.

Sn. Cumhurbaşkanımızın dönemi ile başlayan, diğer Arap ülkeleri ile yakın ilgisi, bölgenin güçlü devleti Mısır üzerinde yoğunlaşmıştı. Çünkü Mısır uygarlığı, tüm diğer Arap kökenli devletler üzerinde özel bir konuma sahiptir.

Uzun yıllar Mısır Devleti’nin başında olan Mübarek makamından alaşağı edilince, iktidarı İhvan (Müslüman Kardeşler) Partisinin güçlü ismi Mursi ele geçirmişti. Mursi’nin iktidarı ise sorunlarla dolu geçmiş ve karşı darbe ile başkanlıktan indirilerek yargılanmaya başlamıştı. Hem Mursi taraftarları ki, bu grup İhvan adı verilen Siyasi İslâm ve Selefi grubunu temsil ediyordu, hem de Mursi karşıtları sayılan ve ülkelerinde gerçek demokrasi için birleşenler karşı karşıya gelmişlerdi.

Bir tür iç savaş konumuna dönüşen çatışmalar için seçilen ana mekân Rabia tülAdeviye Meydanı olmuştu. Bu alan içerisinde yer alan Mursi taraftarları ise Rabia işareti (yani dört parmak) yaparak birbirlerini tanımaya çalışıyorlardı. Kendilerine simge yaptıkları Rabia işareti bağımlısı oldukları İhvan harekâtının simgesini ve bir tür Siyasal İslâm’ın zaferini işaretliyordu.

Bu simge, Sayın Erdoğan tarafından ülkemizde tanıtıldı. Bizim sözüm ona Liberal Demokratlar (!) olarak geçinenlerimiz, yani AKPARTİ safında yer alan ve Siyasal İslâm’a kendilerini yakın sayanlar da Mursi yandaşlarının ‘Dört Parmak’ yani “Rabia” işaretini artık ülkemiz içerisinde simge yapmaya başlamışlardı. Bırakın bizim AKParti’ye yakınlık duyan siyasileri, kendilerini sanatçı olarak tanıtan bazı şarkıcılar ve bazı futbolcular bile bu işareti yapıp secdeye varmaya başladı.

Rabia, sözcük anlamı olarak Arapça da 4’üncü anlamını taşıyor iken, bazı çok bilenlerce (!) Siyasal İslâm’ın zaferinin simgesi olarak tanıtılmıştı. Acaba durum, gerçekten böyle mi idi?

Bu hususu sorguladığımız da ise Rabia işaretinin ilk kullanıcısını ve gerçekten hangi anlamda kullanıldığını saptadığımız aşağıdaki şu satırlarda görüyoruz.

İşe önce Emevîler dönemine göz atmakla başlayalım:

Muaviye bin Ebu Süfyan kimdir bilir misiniz?

Emevî hanedanının kurucusu Muaviye, 657 yılındaki Sıffın Savaşı’nda, Hazreti Ali’yi yenememiş, ancak hakemleri ikna ederek, alavere dalavere ile kendini Halife ilân etmişti.

Bu dönemde Müslümanlar; Muaviye taraftarları (Sünniler), Ali taraftarları (Şiiler), Tarafsızlar (Hariciler) olarak bölünmüştü. Muaviye’den yana tavır alan Hariciler ise bir süre sonra Hazreti Ali’yi öldürmüştü. Muaviye ise, bir süre sonra da Hazreti Ali’nin çocukları, Peygamberin de torunları olan Hazreti Hasan ile Hazreti Hüseyin’i öldürtmüştü(Tarhteki meşhur Kerbelâ olayı)

Özellikle Hazreti Ali’nin öldürülmesinden sonra Halifeliğini sağlama alan Muaviye, her fırsatta Ali’yi ve Şiileri yok saymak ve de dışlamak için taraftarlarına, Dördüncü Halife’nin kendisi olduğunu ‘DÖRT PARMAK’ işaretini yaparak ilân etmişti. Devrin din hocalarınıve ulemayı toplayıp, onlara bu dört parmağın anlatılmasını ve yerleştirilmesini istiyordu. Taraftarları da aynı işareti kullanmaya başlamıştı..Bundan sonra gidilen savaşlarda da Muaviye’nin ordusundaki askerler bu işareti yapar olmuşlardı.

Zaten “Rabia” ismi, Muaviye ailesinde bir takıntı idi. Zira Muaviye bin Ebu Süfyan’ın dedesinin adı da Rabia idi. Kureyş aşiretinin liderlerinden olan dede Rabia, torununa, her fırsatta“adıma uygun davran, önemini unutma” tavsiyesinde bulunmaktaydı.

Sünni kesimin temsilcisi olduğu iddia edilen, ama İslâmiyet’te ilk ağır sorunları yaşatan Muaviye’nin, DÖRT PARMAK işareti, bugün Mısır’da, Sünni İslâm’ın yılmaz savunucuları olarak gösterilen bağnaz Siyasi İslâmcıların, yani Mursi yandaşlarının ve İhvan (Müslüman Kardeşler) örgütünün işaretine dönüştü. Acaba yandaşları şimdi de gerçek dördüncü halifeliğin Mursi ile devam ettiğine mi inandırılmışlardı?!.

Dediğimiz gibi, dünyadan bihaber bazı futbolcular ile sanatçı denilen bir takım şarkıcı takımı da bu işareti yapıyor. Konuyu derinlemesine araştırmak için çaba göstermeyen ve mütedeyyin olmanın ötesinde, bazı simgelerle İslâm adına ayak oyunu yapılabileceğini asla düşünemeyen müminlere de bağnaz Siyasal Dinci olan İhvan ve Müslüman Kardeşler Örgütü’nün simgesine safça inanmak düşmüştü anlaşılan. Oysa İslâm, öyle işaretlere atıfta bulunarak basitleştirilemeyecek kadar yücedir, alîdir.

Sn. Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan ise ülkemizde ‘Rabia’ sembolünü bizzat kullanarak hemen her fırsatta işaret buyuran bir lider konumundadır.. Kendi yorumu ile bu işaretle; “tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet” kavramını vurguladığını ifade buyurmaktadır. Bu yaklaşımına saygı duyuyor olmakla birlikte, Sayın Erdoğan acaba bu simgenin “Dördüncü Halife Benim!” anlamı ile kullanıldığını kendisine söylemeyen bazı danışmanlarının ve özellikle Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kendisine bu simgenin yanlış anlaşılabileceğini ve maksadı aşan bir jest olabileceğini, hatta alevi vatandaşları incitebileceğini söyleme cesaretini ne zaman gösterecekler dersiniz..???

SON SÖZ:’’BENDEN SADR OLDUĞU SÖYLENEN SÖZLER İÇİN, KUR’ANA BAKINIZ; AYETLERLE BENİM SÖZLERİM ÖRTÜŞMÜYORSA, O SÖZ BANA AİT DEĞİLDİR.’’ Hz. Muhammed’’