En erken 3-5 günde bir banyo yaparlardı, fakat bu pek de onların suçu değildi. Çünkü su yoktu! Su, evde her zaman mevcut değildi. Bu yüzden kendilerini temizlemek için de göllere veya nehirlere giderlerdi. Bu yüzemeyenler için riskli bir aktiviteydi, böylece hamam ortaya çıktı.
3. Çok sık banyo yapmazlardı
Haftada kaç kez duş alıyorsunuz? Cevabınız ne olursa olsun, Orta Çağ’daki ortalama insandan daha fazla. En erken 3-5 günde bir banyo yaparlardı, fakat bu pek de onların suçu değildi. Çünkü su yoktu! Su, evde her zaman mevcut değildi. Bu yüzden kendilerini temizlemek için de göllere veya nehirlere giderlerdi. Bu yüzemeyenler için riskli bir aktiviteydi, böylece hamam ortaya çıktı.
4. Ellerini de sık sık yıkamazlardı
Muhtemelen ellerinizi her gün birkaç defadan fazla yıkıyorsunuzdur, ancak Orta Çağ'da bu olağan bir şey değildi. Temiz su eksikliği nedeniyle bazen ellerinizi düzgün yıkamak isteseniz bile bu pek mümkün olmuyordu. Yemek yemeden önce el yıkama alışkanlığı olmadığından hastalıklar çok kolay kapılıyordu.
***
5. Sabun kullanmazlardı
Evet doğru duydunuz, herkes sabun kullanmazdı. Elleri pislendiğinde sadece biraz su dökerlerdi. Bu yüzden elleri temiz görünse bile, hala hastalığa neden olan mikroplar içerebildiği için salgın hastalıklar çok çabuk yayılırdı.
6. Evlerde somut bir zemin yoktu
Belli bir zemin yoktu. Bir takım otlarla samanı birleştirir ve yaşadıkları alanın yerine döşerlerdi. Bu uzun süre idare eden bir yöntemdi. Fakat temizlemek kolay değildi ve nemlendiği zaman tüm evi küf kokuturdu. Saman çoğu zaman fareler için de iyi bir saklanma yeriydi.
Zeminde ahşap kullanmak sonraları popüler hale geldi. Çünkü temizlenmesi çok daha kolaydı. İnsanlar ahşap zeminlerinin üzerine hayvan postu sererdi. Daha varlıklı ailelerin evinde ise mermer zeminler vardı.
7. Çöpleri sokağa dökerlerdi
Bazı zenginlerin evinde bahsettiğimiz tuvalet, yatağın yanına konulan lazımlık gibi bir şey. Bu kovaları balkondan aşağı boşaltıyorlardı! Orta Çağ’da sokakta dikkatsizce yürüyorsanız aniden idrara bulanmış olabilirdiniz.
Pandemi bizi maske takmaya alıştırdı, ancak Orta Çağ döneminde farklı nedenlerle burun torbaları takıyorlardı. Sokaklara atılan onca çöp bir süre orada bekliyordu. Burun torbaları, insanların kokuyla başa çıkmasına yardımcı olacak çiçekler içeriyordu.
8. Yaraları idrar ile tedavi ederlerdi
Muhtemelen insanların denizanası soktuğu zaman üzerine işemeyi önerdiğini duymuşsunuzdur. Orta Çağ’da insanlar açık yaraları tedavi etmek için idrarı kullandılar, fakat bu idrar tedavisi ile ilgili bazı problemler vardı. Tamamen steril bir çözüm olmasa da az miktarda bakteri içeriyordu, yine de kişiyi mikroplara maruz bırakıyordu.
Neyse ki, modern antiseptikler sayesinde bu artık almak zorunda olduğumuz bir risk değil ve böyle çözümler yerine modern tıbba başvurabiliyoruz.
***
Orta Çağ döneminde salgın hastalıkların, hijyenik olmayan ortamlardan dolayı ortaya çıktığı aşikar. Teknolojinin hiç gelişmediği, bilimin fazla işlemediği, yani cahiliyet dönemlerinde yaşanmış salgınlar, birçok insanın da hayatına mal olmuştur. Sıralamış olduğum hijyen kurallarının çoğunuzun midesini bulandırdığı biliyorum. Ama bunlar Orta Çağ dönemlerinde yaşanmış ve kayıtlara geçmiş. İyi ki o dönemde yaşamamışız. Bu anlamda çok şanslıyız.
Son olarak; “Ne kadar hijyenik olursak virüslerden, mikroplardan ve bakterilerden o kadar uzak durmuş oluruz. Bu sayede de sağlıklı, huzurlu ve sorunsuz bir hayat süreriz” demiştim. Siz, siz olun kendiniz ve sevdikleriniz için, insanlık için hijyenik olun. Unutmayalım; Sağlımız için ‘Hijyen’ her şeydir. Sağlıcakla kalın…